Anasayfa Gezi notları Barcelona 101: İlk Kez Gelecekler İçin Barcelona Gezi Rehberi

Barcelona 101: İlk Kez Gelecekler İçin Barcelona Gezi Rehberi

yazan Ender

Hola todos! Barcelona’da nerelere gidilir, ne yapılır, neler yenir.. Barcelona ile ilgili merak ettiğiniz birçok sorunun cevabını bu yazıda bulabileceksiniz. Özellikle Barcelona’ya ilk kez gelecekler için rehber niteliğinde bir yazı hazırladık. Daha önce gelenler ise neler kaçırmış bu yazıda görebilir.

Barcelona Hakkında Genel Bilgi

Barcelona, İspanya’nın kuzeydoğusunda, Akdeniz kıyısında yer alır ve Madrid’den sonra İspanya’nın en büyük ikinci şehridir. Aynı zamanda Katalonya özerk bölgesinin başkentidir. İspanya’daki il, ilçe ve belediye olayları Türkiye’den farklı ve biraz karışık. İl olan Barcelona’da 4.8 milyon kişi, görece küçük denebilecek merkez ilçe/belediye olan Barcelona’da ise 1.6 milyon kişi yaşar. Bu yazıda bahsettiğimiz Barcelona merkez ilçe olandır.

Turistik olarak çok gözde bir destinasyon olmasının yanı sıra, aynı zamanda bir sanayi şehridir Barcelona. Birçok global firmanın ofisini görebilirsiniz. Son yıllarda ise verilen teşvik ve yapılan yatırımlarla letgo, Glovo gibi bazıları Türkiye’de de bilinen yüzlerce startup’a ev sahipliği yapmaktadır.

Barcelona’ya Ulaşım

Barcelona, El Prat havaalanına sahiptir. Türkiye’den gelenler için, hem THY’nin hem Pegasus’un İstanbul’dan Barcelona’ya günde birden fazla seferi var. İstanbul’dan yolculuk 3 saat 45 dakika kadar sürer.

Eğer Avrupa’dan geliyorsanız, Avrupa’nın neredeyse her yerinden direk uçak var. Ryanair, Wizz Air gibi ucuz havayolları ile geliyorsanız dikkat etmekte fayda var. Bazen Barcelona için El Reus ve Girona havaalanlarına iniş yapabilirler. Aslında bu havaalanları farklı Katalan şehirlerindedir. Ancak ortalama 1 saatlik bir otobüs yolculuğu ile Barcelona şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Fiyatı makulsa tercih edilebilir.

Barcelona’ya Genel Bakış

Önce sizlerle genel Barcelona görüntüsünü paylaşalım.

Barcelona’ya ilk defa gelen birisi vaktinin %80’ini Ciutat Vella ve Eixample bölgelerinde geçirecektir. Fikir vermesi açısından Ciutat Vella’nın üst sınırından(Katalonya Meydanı) plaja kadar 30 dakikada yürünebilir Yani burası öyle büyük bir şehir değil. Tabi unutulmamalı ki aman şu sokağı da göreyim bu binayı da çekeyim derken saatler geçer anlamazsınız bile 🙂

barcelona map
Gayriciddi Barcelona haritası

Kısaca Barcelona Tarihi

Sizleri Vikipedi bilgilerine boğmadan kısaca Barcelona tarihinden bahsedeyim:

Bildiğimiz manada ilk şehir Romalılar tarafından Ortaçağ döneminde kuruluyor. Güneydeki ve kuzeydeki iki Roma şehri ortasında kalması ve 2 nehrin(Besos ve LLobregat) arasında olması Romalıların bu şehri kurması için en büyük nedenleri olmuş.

Romalıların kurduğu şehirden kalan bazı surları ve kalıntıları Gotik bölgesinde görebiliyoruz. Eski şehir bugün Barcelona Katedrali ile Jaume meydanı(Plaça de Sant Jaume) arasında kalıyordu.

Sonraki zamanlarda Aragon, Katalonya veya çeşitli İspanyol yönetimlerinin kontrolü altına girmiş ama Barcelona önemini hep korumuş. Şehir düzenli olarak gelişmeye devam etmiş. Akdeniz’de hem ticari hem askeri açıdan önemli bir liman olmuş.

Mesela İnebahtı Deniz Savaşı’nda Haçlı filosunun kullandığı Kraliyet Kadırgası’nın(Royal Galley) Barcelona tersanelerinde yapıldığını biliyor muydunuz? Royal Galley’i Museu Marítim de Barcelona’da görebilirsiniz.

19. yüzyıl ise bugün Barcelona’yı Barcelona yapan senelere ev sahipliği yapmış diyebiliriz. Bu dönemde iki önemli isim ön plana çıkıyor: Ildefons Cerdà ve Antoni Gaudí.

İki er çıktı meydane ikisi de birbirinden şahane: Gaudí ve Cerdà

Bilmeyenler için Barcelona’nın Eixample(Katalanca ek, uzantı demek) denilen bölgesi Cerdà tarafından çizilmiş muntazam bir şehir planlamasına sahiptir. Bu plana göre binalar bloklar içerisinde yer alır. Blokların köşeleri verimliliği arttırmak için kesik yapılır. Her blok arasındaki mesafe ulaşımı, hijyeni, gün ışığını ve kişi başına düşen hava miktarını belirli bir standardın üzerinde tutmak üzere belirlenmiştir. Sokaklar cetvelle çizilmiş gibi dümdüzdür. Cerdà‘nın tüm istekleri yerine getirilmese de bazı önemli noktalar uygulanıyor. Daha nice detaylar var bu planda ama başka bir yazıya kalsın.

barcelona from above
Barcelona’yı oluşturan blokların üstten görünüşü

Sonrasında ise Gaudí çıkar meydane.. Gaudí Katalan bir mimardır. Bir şehrin üzerinde bu kadar iz ve etki bırakan kaç mimar vardır gerçekten? Gaudí’nin açtığı yol başka mimarlara da ışık olmuş ve şehirde adeta bir mimari yarış yaşanmış. Bugün özellikle Eixample bölgesi mimari güzelliğiyle dikkat çeken yüzlerce binaya ev sahibi yapıyor. Barcelona’da görülecek yerler listesinin birçoğunun Gaudí’nin eserlerinden oluşması tesadüf değil.

Barcelona’nın son kırılma noktası ise 1992 Olimpiyatları olmuş. Bu döneme kadar daha çok bir sanayi şehri olmasıyla ön plana çıkan Barcelona, olimpiyatlar öncesinde ve sonrasında köklü değişikliklere sahne olmuş. 90’lardaki binlerce fabrika, atölye bugün sanatçılara, alternatif işlere mesken olmuştur. Kentsel dönüşüm ile şehrin çirkin yüzünü değiştirme çalışmaları hala devam ediyor. Olimpiyatlardan önce bir plajı bile olmayan Barcelona, kumu Mısır’dan, palmiye ağaçlarını ise Hawaii’den getittirmiş ve bugün Avrupa’nın en meşhur plajlarından birine sahiptir(Barceloneta).

Sonuç olarak Barcelona bugün Avrupa’nın en gözde turistik şehirlerinden birisi olmayı başarmış. Hala da şehrin yöneticileri Barcelona’yı sürdürülebilir bir hayatın yaşanması için geliştirmeye devam ediyorlar.

Barcelona’ya ne zaman gelmeli?

Bu soruyu birkaç farklı açıdan ele alalım:

İklime göre:

Barcelona’da Mart ayı itibarıyla havalar ısınmaya başlar ve Ekim/Kasım’a kadar havalar soğumaz. Ekim/Kasım soğuk olmasa bile yağışlı olabilir. Temmuz, Ağustos gibi aylar en sıcak ve turizm açısında en yoğun aylardır. Bizce en iyisi ilkbahar veya sonbahardır. Hem sıcaktan etkilenmezseniz, hem turist yoğunluğu azdır, hem de konaklama fiyatları biraz daha düşüktür.

Kışın gelmeyi düşünenler için; Aralık, Ocak ve Şubat ayları ortalama sıcaklıklar 5 dereceye kadar düşer. Yağış çok olmasa da rüzgar olabilir.

Turist yoğunluğuna göre:

Turist yoğunluğu iklimle paralellik gösterir. Mayıs-Eylül harici yoğunluk daha düşük olacaktır.

Ağustos için özel bir parantez açmak gerekirse, İspanya’da ve Avrupa’da Ağustos insanların tatile çıktığı aydır. Barcelona’nın yerelleri şehri terkeder. Ancak diğer taraftan başka bölgelerden ve ülkelerden tatil için Barcelona’ya gelenlerin sayısı da artabilir.

Festival zamanlarına göre:

Barcelona’da festivaller için en yoğun dönem Ağustos ve Eylül’dür. Ayrıca bilen bilir ki Noel dönemi Avrupa şehirleri başka bir havaya bürünür. En iyisi biz sizi Fiesta Fiesta! Barcelona Festival Günleri yazımıza alalım. Festivallere ve tarihlerine bakıp siz karar verin! Unutmayın ki festival zamanları konaklama talep ve fiyatlarında artış olabilir.

correfoc
Gracia festivalinden bir görüntü

Barcelona’da dikkat etmeniz gereken durumlar

  • Şehrin özellikle turistik bölgelerinde (Raval, Gotik, El Born, metro ve istasyonlar, plaj vs) yankesicilik ve kapkaç yaygındır. Bunun muhtemelen en büyük sebebi saçma bir İspanyol yasası. Eğer 500 Euro ve üzerinde nakit olarak çaldırmadıysanız polis hiçbir şey yapmıyor. Dikkat ederseniz nakit dedim. Yani telefon vs çaldırsanız da hiçbir şey yapmazlar. Bu durum birçok Barcelonalı’ya göre şehrin en önemli problemlerinden biri.
  • İkinci mevzu hayati değil ancak bizim hala ayak uyduramadığımız bir durum. İspanya’da akşam yemekleri geç yenir. Ama gerçekten geç. 9’dan önce pek başlamazlar ve 11’e kadar da sarkabilir. Eğer akşam yemeğini 6-7 gibi yiyorsanız o saatlerde yerel mekanlar genelde kapalı oluyor. Genel olarak birçok restoran akşam 4-5 gibi kapanır ve 7-9 civarı tekrar açılır. Plan yaparken Google haritalardan mekanların çalışma saatlerini kontrol edebilirsiniz.
  • Eğer bisiklet veya elektrikli scooter gibi bir araç kiralamayı düşünüyorsanız kurallara riayet etmeye çalışın. Bisiklet yolları oldukça yaygın. Eğer bisiklet yolu yoksa, bisikletlilerin araba yolunu kullanma hakkı var. Ancak scooter ile sadece bisiklet yolunda gidebilirsiniz. İkisi için de kaldırımda sürmek yasak. Kaldırımda ve yaya geçitlerinde elinizde sürüklemeniz lazım. Ha herkes kurallara uyuyor mu? Hayır. Ancak polise yakalanırsanız 100- 200 Euro dolayında cezaları var.
  • Sagrada Familia, Park Güell gibi yerlere girmek istiyorsanız, upuzun kuyruklarda hayatınızı çürütmemek için biletinizi internetten alın. Sıra beklemenin ötesinde bazen Sagrada Familia için biletler önceden bitebiliyor.
  • Her ayın ilk pazarı çoğu müze ücretsizdir. Ek olarak bazı müzeler her pazar belirli saatler arasında da ücretsiz giriş imkanı sağlıyor. Ücretsiz günler ve saatleri gideceğiniz müzenin websitesinden kontrol edebilirsiniz.

Barcelona’da ne kadar kalmalı?

Cevaplaması kolay bir soru olmasa da bizce en azından 4-5 gününüzü dolu dolu geçirebilirsiniz. Bu sürede en gözde turistik mekanları görebilir, Gotik bölgesinin dar sokaklarında kaybolabilir, Sagrada Familia’ya ağzınız açık bakabilir, bol bol fotoğraf çekinebilir ve denize girebilirsiniz. Eğer daha fazla vaktiniz varsa Seviye 2’ye hoşgeldiniz! Daha daha uzun vaktiniz varsa Barcelona’ya yakın diğer şehirlere günübirlik seyahatler yapabilirsiniz.

Barcelona’da şehir içi ulaşımı nasıl yapmalı?

Barcelona Türkiye’deki şehirlerle kıyaslarsak yüzölçümü olarak büyük bir şehir değil. Şehir içi toplu ulaşım olanakları metro, otobüs, tramvay gibi her türlü aracı kapsayacak kadar gelişmiştir.

Eğer şehre ilk defa geliyorsanız zaten gezeceğiniz yerler genelde birbirine yakındır. Kaldı ki burayı keşfetmek istiyorsanız bizim tavsiyemiz kesinlikle yürümenizdir. Barcelona özellikle mimarisiyle birçok insanın kalbini kazanmıştır. E bu güzel sokakları, binaları keşfetmek için yürümekten daha iyi bir yol olabilir mi?

CityMapper Uygulaması

CityMapper hem iOS’de hem Android’de hem de web’den çalışan şehir içi ulaşımda elimiz ayağımız olan bir uygulama. Mutlaka telefonunuzda olsun.

Uygulamada gitmek istediğiniz yeri ve başlangıç noktanızı yazıyorsunuz ve o size alternatif ulaşım olanaklarını çıkartıyor. Otobüs, metro, yürüme vs ne kadar sürer hepsini teker teker listeler.

Resmi sitesi: https://citymapper.com/barcelona?set_region=es-barcelona

T-Casual Ulaşım Kartı

Tabi ki bazı noktalar vardır ki toplu ulaşım kullanmak daha iyi olabilir. Bunun için ihtiyacınız olan T-Casual denilen 10 binimlik toplu ulaşım kartıdır. Bu bileti tüm şehir içi ulaşım araçlarında kullanabilirsiniz. Mesela Tibidabo, Park Güell, Montjuic gibi yerlere giderken metro veya otobüs kullanabilirsiniz. Ayrıca Barcelona El Prat Havaalanı ile Şehir Merkezi Arası Ulaşım yazısında anlattığımız gibi T-Casual’ı havaalanı ile şehir merkezi arasında da kullanma şansınız var. Unutmayın ki bu kart tek kişiliktir. Aynı vasıtada iki kişi için kullanamazsınız.

Barcelona genel olarak düz bir şehir olduğu için bisiklet ve elektrikli scooter gibi mobil araçlar da çok yaygındır. Günlük kiralama yöntemine gidebilirsiniz. Kurallara uymayı unutmayın!

Hola BCN Turistik Ulaşım Kartı

T-Casual’ın yanında Barcelona’da turistler için çıkartılmış özel bir ulaşım kartı var. Bu kart ile metro, tramvay, Zone 1(muhtemelen diğer bölgelere gitme ihtiyacınız olmayacak ilk gelişinizde) içerisinde banliyö trenleri, füniküler, otobüs gibi tüm ulaşım araçlarını kullanabiliyorsunuz. El Prat Havaalanı ile şehir merkezi arasında çalışan L9 isimli metroyu da bu özel kartla ekstra ücret ödemeden kullanabilirsiniz. Kullanım hakkı sınırsız. Eğer pek yürümem metro, otobüs sık kullanırım diyorsanız makul bir seçenek olabilir. 2 günden 5’e güne kadar seçenekleri var. 2021 fiyatları şöyle:

  • 2 gün: 16.30 Euro
  • 3 gün: 23.70 Euro
  • 4 gün: 30.80 Euro
  • 5 gün: 38.00 Euro

Barcelona Card (Turistik Şehir Kartı)

Hola BCN sadece ulaşım maksatlı bir kart iken Barcelona Card ulaşımın yanı sıra birçok müze ve turistik aktivitede ücretsiz giriş veya indirim sağlayan bir şehir kartı. Çok sayıda yerde avantajı olduğu için burada uzun uzadıya yazmak yerine sizleri https://www.barcelonacard.org/discounts/ adresine alalım. Gezeceğiniz yerlerle buradaki avantajlar uyuyorsa makul bir seçenek olabilir.

Barcelona Turistik Otobüsü (Hop on Hop off)

Eğer Barcelona’da kısıtlı zamanınız varsa ve hızlıca belli başlı yerleri görmek istiyorsanız, hop on hop off turistik otobüs sizin için olabilir. Eğer daha önce kullanmadıysanız, bu tip otobüslerin en turistik yerlerden oluşan özel bir rotası olur. Tek bir biletle o gün içerisinde istediğiniz kadar bu özel otobüslere binip inebilirsiniz. İsterseniz inmez otobüsle göre göre geçersiniz. Örneğin Sagrada Familia’dan biner Katalonya Meydanında iner, biraz orada gezer sonraki otobüse tekrar binebilir ve Barceloneta’ya gidebilirsiniz. Böylece az yürüyüp zamandan kazanmış olursunuz. En turistik yerleri kapsayan 3 tanesi rotası var. Detaylı bilgi için: https://www.hoponhopoffbarcelona.org/

Barcelona’da Araç Kiralama

Barcelona’da araç kiralamayı tavsiye etmiyoruz. Şehir içerisinde kesinlikle ihtiyacınız olmayacak. Eğer araç kiralamak için önemli bir sebebiniz varsa iki şeyi hesaba katmayı unutmayın: park yeri/ücreti ve trafik.

Şehir içinde sokaklarda kafanıza göre araç park edemezsiniz. Bir sürü kuralı, rengi var. Mecbur özel park alanlarına bırakmak durumunda kalacaksınız. Onlarda ortalama günlük en az 12 Euro civarına gelir. İkinci sorun ise neredeyse her 2 blokta bir kırmızı ışık veya yaya geçitleri var. Kısaca zart zurt durmak zorunda kalıyorsunuz. Kısa mesafeler bile uzun vakit alabiliyor.

Araç kiralamayı toplu ulaşımın daha sınırlı olduğu küçük sahil kasabalarına veya köylere gitme planınız varsa düşünebilirsiniz. Araç kiralamaya alternatif olarak ise Blablacar ve kişilerin şahsi araçlarını kiraladığı Getaround gibi servisleri değerlendirebiliriz. Özellikle Getaround ile %30-%40 daha ucuz fiyatlara araç kiralamışlığımız var.

Barcelona’da nerede konaklamalı?

Barcelona çok büyük bir şehir değil ve ulaşım olanakları da iyi olduğu için aslında nerede konakladığınızın çok da önemi kalmıyor.

Turistik mekanlara yürüme mesafesinde olmak isterseniz Born, Gotik, Eixample‘nin Sagrada Familia‘ya yakın bölgelerini tercih edebilirsiniz.. Eğer ben biraz daha uygun fiyatlı ve az turistik yerde kalayım derseniz Eixample’nin sol tarafı, Gracia, Poblesec, Poblenou gibi bölgelerde de kalabilirsiniz.

Eğer metro ile ulaşsam yeter diyorsanız, Sarı(L4) veya Yeşil(L3) metro hattına yakın olursanız tek vesaitle şehir merkezine gidebilirsiniz. Diğer metro hatlarına yakın bir yeri tercih etseniz bile, en fazla bir aktarma ile turistik bölgelere ulaşabilirsiniz.

Barcelona’da nereleri gezmeli?

İşte önemli kısma geldik: Barcelona’da gezilecek yerler.. Biz aşağıda belli başlı görülecek yerleri sizler için listelesek de Barcelona sokakları bunlardan fazlasını vaadediyor. Sokaklarda kaybolmadan Barcelona’yı gezdim demeyin!

Sizlere bir kolaylık daha yapıyoruz ve bahsettiğimiz Barcelona’daki tüm gezi noktalarının Google Haritasında işaretlendiği bir liste paylaşıyoruz. Bu listeyi kaydedebilir, paylaşabilir ve takip edebilirsiniz: https://goo.gl/maps/wTJMh5LY9YqpnCi57

Sagrada Família

Gaudí’nin en önemli ve ünlü eseri: Kutsal Aile Bazilikası ya da daha Bitmeyen Kilise‘de diyebiliriz! Sagrada Família’nın yapımına 1882 yılında başlanmış ancak ilk mimarı Gaudí değil. 1 sene sonra mimar istifa edince Gaudí işi eline alıyor ve tasarımı değiştiriyor. O gün bu gündür inşaat hala devam ediyor. Bu zamana kadar bitirilememesinde, İspanya iç savaşı ve savaş sırasında orijinal planın bir kısmının tahrip olması (planın eksik kısımları çeşitli kişiler tarafından tamamlıyor) ve bütçe en büyük sebep olmuş. Gaudí’nin 100. ölüm yıl dönümü olan 2026’ya kadar bitirileceği söyleniyor. Ancak bazıları der ki kilisenin bitmemesi asıl pazarlama noktası. O nedenle hiçbir zaman bitirilmeyecek. Onu bilemeyiz ama muhteşem ve benzersiz bir görüntüsü olduğu tartışılmaz.

Sagrada Familia
Sagrada Familia (Kutsal Aile) Bazilikası

Peki bu kilise neden bu kadar özel?

  • 139+ yıldır hala bitirilememiştir,
  • Mimarı, eseleriyle Barcelona’ya hayat vermiş olan Gaudí’dir,
  • Mimarisi ilginç ve eşsizdir,
  • Alışılmadık sayıda kulesi var/olacak,
  • Bir bazilika olmasına rağmen katedral kadar büyüktür (bu da bir tartışma konusu),
  • Kilisenin 3 cephesinde farklı tarzda yapılan façade denilen cephe işlemesi var. Bu işlemelerde Hristiyanlık dinine dair hikayeler, olaylar taştan oyularak anlatılmış.
  • Gaudí, doğaya hayran bir insandı ve façade’ler üzerinde ağaçlar, yapraklar, meyveler, vb. çok detaylı ve karmaşık bir biçimde yine taştan oyulmuştur.
  • Kilisenin içindeki kolonlar da ağaçlar ve dalları gibi şekillendirilmiştir.
  • Vitraylarla döşenmiş pencereler içeride müthiş bir renk cümbüşü yaşatır.

Bileti mutlaka internetten önceden alın. Hem birkaç gün kala bilet bulamama ihtimaliniz var hem de daha az sıra beklemiş olursunuz. 20 Euro’yu aşan bilet bedeliyle oldukça pahalı olsa da görmek istiyorsanız durmayın!

Passaig de Gracia ve Plaza de Cataluña

Passaig de Gracia, Gracia bölgesini Plaza de Cataluña(Katalonya Meydanı)’a bağlayan caddenin adıdır ve Eixample bölgesini sağ ve sol olmak üzere ikiye ayırır. Şehrin en havalı ve geniş caddelerinden birisidir. Sağlı sollu lüks markaların dükkanları, şaşalı binaları ile mutlaka bu caddede bir salınmak gerekiyor. Türk Konsolosluğu da bu cadde üzerindedir.

Cadde, özellike Cerdà Plan uygulanmaya koyulduktan sonra şehrin tam göbeğinde ana arter görevi görmüş ve 19.yy’ın sonlarından beri burjuvazinin gözbebeği olmuş. Özellikle o dönem zenginler arası bir rekabete dönmüş ve en iyi mimarları işe alıp en havalı evleri yaptırmak için kıyasıya yarışmışlar.

Passaig de Gracia’nın üzerinde yer alan güzel binalardan bazıları için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Gaudí’nin en ünlü binalarından 2 tanesi buradadır. Birisi Casa Batllo diğeri ise La Padrera olarak da bilinen Casa Mila‘dır. Bu binalar bugün müze-ev olarak hizmet veriyor ve ücreti mukabilinde ziyarete açık.

Bizim en az Passaig de Gracia kadar beğendiğimiz bir başka yol ise Rambla de Catalunya‘dır. İki tarafında havalı binaları ve ortadaki ciks kafe/restoranları ile keyifli bir yürüyüş yoludur. Passaig de Gracia’nın sadece bir blok yanındadır ve paralel olarak Plaza de Cataluña‘ya kadar uzanır.

Plaza de Cataluña için ise kısaca Barcelona’nın Taksim’i diyebiliriz. Tam olarak şehrin ortasında yer alır. Bir tarafında cetvelle çizilmiş örnek şehir Eixample, diğer tarafında kargacık burgacık sokaklarıyla eski şehir.. Meydan üzerinde ilginizi çekebilecek bir havuz ve çeşitli heykeller var. Meydanda en tanıdık gelecek aktivite ise güvercinlere atmak için yem satan teyzeler olabilir! Buranın güvercinleri de pek yüzsüzdür bizden söylemesi..

Casa Mila (La Padrera)

Casa İspanyolca’da ev demekken Mila ise evi yaptıran kişinin soyadı oluyor. Cephe kabartmalarıyla dikkat çektiğinden, halk arasında taş ocağı manasına ‘La Padrera‘ olarak da bilinir. Evin inşası 1906-1912 yıllarında tamamlanıyor. İnşaat süresince Mila Bey ile Gaudí Bey ve Gaudí Bey ile belediye arasında baya bir tartışmalar yaşanıyor. Neymiş efendim bir tane kolon, kaldırımı işgal ediyormuş. Sonunda bina standart kurallara uymasa da kültürel bir anıt gibi kabul edilip, Gaudí’nin istediği şekilde oluyor. Tabi cezayı Mila Bey ödüyor 🙂

La Padrera anormal bir giriş ücreti talep ediyor: 24 Euro. Bizce çok pahalı olsa da işte size girmeniz için birkaç sebep:

  • Sesli rehber
  • Binanın yanında Gaudí’yi ve sanatını tanımak,
  • Mila ailesinin kaldığı kattaki sanat galerisini görmek,
  • 360º terasından etrafı görebilmek,
  • Çatıdaki savaşçı gibi oyulmuş taştan bacaları görmek,
  • O dönemin burjuva yaşantısını görmek,
  • Balina iskeleti gibi inşa edilmiş çatı katını görmek,
  • İlginç ve renkli avlularını görmek için..
Illa de la Discòrdia

Casa Batllo ve Mimari Çarpışma!

Caddenin biraz aşağısında ise bizleri Casa Batllo karşılıyor. Bina 1877’de yapılmış. Sonrasında 1904’de Battlo ailesi satın alıyor ve Gaudí’ye binayı tamamen yıkmak da dahil olmak üzere tam yetki veriyorlar. Ancak Gaudí binayı yıkmaya gerek kalmadan hem binanın cephelerini hem de iç tasarımını baştan aşağı değiştiriyor. Sanatsal evrimin yanı sıra ortaya daha çok ışık alan, daha fonksiyonel bir eser çıkıyor.

Bu binanın en dikkat çeken kısmı ejdarha sırtı desenli renkli çatısıdır. Gaudí burada Sant Jordi efsanesine atıfta bulunmuştur.

Mimari Çarpışma!

Casa Battlo ve yanında bulunan 4 binanın ayrı bir özelliği vardır ki, tam ortadaki Casa Bonet hariç her biri Katalan Modernizmi mimari akımının temsilcisi 4 farklı mimar tarafından farklı tarzlarda yapılmıştır. Tam ortada yer alan Casa Bonet ise Modernizm akımına karşı olarak yapılmış. Özellikle Casa Battlo’nun yanı başındaki Casa Amatller ve alt köşedeki Casa Lleó Morera, Gaudí eserleri kadar dikkat çekicidir.

Gotik Bölgesi

Gotik, Barcelona’nın en eski bölgesidir. Romalılar şehri buraya kurmuştur. Hala bazı duvarları ve eski kolonları görmek mümkündür. O ünlü daracık sokaklar da kaybolmak kadar güzeli yoktur.

Eğer Plaza de Cataluña tarafından geliyorsanız, Calle de Angelo caddesini kullanın. Burası sağlı sollu dükkanların olduğu geniş bir cadde. Yolu takip edip sola yöneldiğinizde Katedral meydanı sizi karşılayacak.

Katedral meydanı, tahmin edileceği üzere Barcelona’nın en büyük ve baş katedraline ev sahipliği yapıyor. Meydan her daim canlı ve kalabalıktır. Canlı müzikler, danslar, etkinlikler için önemli bir noktadır. Katedralin dışında meydanda birkaç müze de bulunuyor.

Barcelona Katedrali

Katedral, Barcelona başpiskoposluğunun da bulunduğu dini açıdan en önemli kilisedir. Tarihi 4. ve 5. yy’lara kadar dayansa da şimdiki bina 13-15.yy’larda inşa edilmiştir. Binanın dış tasarımında neo-Gotik çizgiler kullanılmış. Barcelona’nın en önemli azizelerinden biri olan Eulàlia‘ya ithaf edilmiştir. Kendisinin mezar odası da yine kilise içerisindedir. Giriş ücreti 9 Euro‘dur. Katedralin ‘El Pont del Bisbe‘ yolu tarafında kalan küçük bir avlusuna genelde ücretsiz olarak giriş yapabiliyorsunuz.

barcelona cathedral
Barcelona Katedrali Kaynak: makespain.com

El Petó Duvarı (Öpücük duvarı)

Katedralden çok uzaklaşmadan Barcelona’daki en ünlü duvarlardan birine bakalım. Sanatçı Joan Fontcuberta’nın çabalarıyla, vatandaşlardan özgürce yaşamak temalı kişisel fotoğraflar gönderilmesi istendi. Sonuçta ellerine 4000 tane fotoğraf ulaştı. Fotoğraflar seramik üzerine aktarılıp duvara yerleştirildi. El petó(Katalanca öpücük demek) olarak bilinen bu duvarda uzaktan bakıldığında öpüşmekte olan iki dudak görürüz. Bu sanatsal girişimin sloganı ise ‘Dünya her bir öpücükle doğar’ olarak ifade edilmiş.

el peto opucuk duvari barcelona

El Pont del Bisbe (Piskopos Köprüsü)

Katedral’in sağ tarafında kalan dar yolu takip ederseniz sizi Katalan Hükümet Binası ve Barcelona Belediye Binasının bulunduğu Jaume meydanına götürür. Yol üzerinde ise Barcelona’nın en çok fotoğraflanan eserlerinden birisini görebilirsiniz.

El Pont del Bisbe etrafında kalan eski yapılara rağmen yapımı oldukça yeni ve tarihi 1929’a dayanıyor. Mimarının asıl amacı Gotik bölgesinde olup ve Gotik olmayan tüm yapıların değiştirilmesiymiş ancak bu düşünce kabul edilmemiş ve sadece bu köprü yapılmış.

Köprünün altında kalan bir kuru kafa ve ona geçirilmiş hançer tasarımı o kadar inandırıcı bulunmuş ki, bunun taş işçiliği değil gerçek bir kuru kafa olduğunu söyleyen şehir efsaneleri dahi vardır.. Bir inanışa göre ise köprünün altından kuru kafaya bakarken geri geri yürüyerek geçerseniz dileğiniz gerçek olurmuş..

Barcelona Tarih Müzesi (MUHBA) – Plaça del Rei

Eğer tarihe meraklıysanız ve üzerine bastığınız o taşların altında bir zamanlar neler vardı merak ediyorsanız doğru yerdeniz. Barcelona tarih müzesi tam da yerin altında ziyaretçilerini ağırlar. İlk yerleşmecilere dair kalıntılardan başlayıp, Roma’ya, oradan dönem dönem neler yapılmış o eski duvarları, balık kurutma alanlarını, şaraphaneleri görebilirsiniz.

MUHBA’nın şehrin dört bir yanına yayılmış başka müzeleri ve sergileri de var. Detaylı bilgi için: https://ajuntament.barcelona.cat/museuhistoria/en/

MUHBA’ya giriş her ayın ilk pazar günü ve her pazar günü saat 3’ten sonra ücretsizdir.

Roma Mezarları

Nedendir bilinmez belki şehre gelenlere biraz korku vermek belki fanilere ecele hatırlamak için olsa gerek eski şehrin tarihi girişlerinden birisinde Roma döneminde kalma mezarlıklar vardır. MUHBA’nın bir parçası olan bu alanı ücretsiz olarak üstten görebilirsiniz.

Temple of Augusto (Agusto Tapınağı)

Barcelana’da Roma döneminden kalma çok az sayıda yapı vardır. Birçoğunun üzerlerine yeni evler inşa edilmiştir. Dikkatli gözler hala o taşları veya duvarları görebilir. Kalan nadide Roma yapılarından bir tanesi Agusto Tapınağı’na aittir. Yapı dediysek de koskoca tapınaktan 3 tanecik sütun kalmış geriye. Turistlerin pek de bilmediği bu sütunları ilk gördüğümüzde çok şaşırmış ve heyecanlanmıştık. Tam konumu paylaştığımız Google haritalar üzerinde bulabilirsiniz.

temple of augusto barcelona
Agusto Tapınağından kalan 3 kolon

Plaça de Sant Felip Neri

Jaume meydanına inmeden sizi bir ara sokaktan kaçıralım ve daracık sokakların ardında saklanmış gizli bir köşeye getirelim. Buraya girince hep bir sükunet çöker..

Franco dönemine dayanan üzücü bir hikayesi vardır bu meydanın. Kilisenin duvarlarında izleri hala görülür. O dönem korumaya alınmış 30 çocuk kilisede saklanır ve meydana düşen bir bomba tüm çocukları öldürür. Yardım için birileri koşar ve o arada ikinci bir bomba daha düşer ve 12 kişi daha hayatını kaybeder.

Meydandan aşağı devam ederseniz güzel kafe/restoranların olduğu dar bir sokağa ve eski Yahudi mahallesine ulaşmış olursunuz.

Les Galeries Maldà

Bu seferki önereceğimiz yer aslında Türkiye’deki pasajlara benzer bir çarşı diyebiliriz. Gotik’in ara sokaklarında kolaylıkla gözünüzden kaçabilir. İlk gittiğimizde bizi oldukça şaşırtmış, ilginç kostümcüler, orijinal Harry Potter, Game of Thrones, anime, punk gibi çeşitli konularda hediyelik dükkanları ile bambaşka bir dünyaya girmiş gibi olmuştuk.

La Rambla ve çevresi

Rambla İspanyolca’da bulvar demek. Katalonya’daki ramblalar genelde iki yanından araçların geçtiği ortada geniş bir alanın ise yayalar için ayrıldığı bir düzende oluyor. La Rambla, Barcelona’daki en meşhur rambladır diyebiliriz . Bir nevi buranın İstiklal Caddesi, Bağdat Caddesi gibi düşünebilirsiniz.

La Rambla, Katalonya Meydanı’ndan başlayıp limana kadar iner. Caddenin ortasındaki alan ağaçlarla süslenmiştir. Sıra sıra restoranlar, hediyelik eşya dükkanları, sokak sanatçıları yine cadde yol boyunca size eşlik eder. Caddenin iki yanında ise Barcelona’nın alameti farikası olarak havalı güzel ve tarihi binalarla doludur. Özellikle birçok tiyatro binası ilginizi çekecektir.

Cadde üzerinde Barçalı taraftarların buluşma noktası olan Canaletes çeşmesini ve Miro‘nun hoşgeldin eserlerinden biri olan mozaiği görebilirsiniz.

La Rambla’da baştan sona kadar yürümek zordur. Genelde kalabalık olması sebeplerden biri olsa da, asıl sebep sağlı sollu dikkatinizi çeken bir sürü daracık tatlı sokağın veya binanın aklınızı çelmesidir. İşte onlardan bazıları:

San Josep La Boqueria Pazarı

Barcelona’da her mahallede kapalı bir semt pazarı vardır. Tabi La Boqueria, La Rambla’nın yanıbaşında kaldığı için diğerlerinden daha göz önündedir. Meyve, sebze, balık, kasap, atıştırmalıklar vb bir sürü şey görebilirsiniz.

Palau Güell (Güell Sarayı)

  • Resmi websitesi: