Anasayfa Gezi notlarıAsya Oryantal Miami ve Beyaz Şehir: Tel Aviv Gezi Notları

Oryantal Miami ve Beyaz Şehir: Tel Aviv Gezi Notları

yazan Ender

Ufukta yine bir Kurban Bayramı vardı. Bu sefer Türkiye’de kalacaktım ve acaba nereye çadır atsam da kafamı dinlesem diye planlar yapıyordum. Taa ki şirket, bayram tatilini birleştirip 10 günlük tatili resmileştirene kadar. Hazırsız yakalanmıştım, halbuki yurtdışına çıkmama konusunda ne kadar da emindim!

Acaba ile başlayan cümlelerim birkaç saat sonra aldığım bilet ile yarım kaldı: İsrail’e gidiyordum! Aç gözlü gezgin merakım kabarmış ve gidiş biletimi Cumartesi 06.45’e, dönüşü ise tatilin bittiği Pazartesi 21.45’e almıştım. Dibine kadar gezecektim. Bileti THY’den 640 TL’ye aldım.

Genelde gitmeden önce iyi bir araştırma yapar öyle giderim. Bu sefer sadece bazı belli başlı gezilesi yerleri araştırmış, olayı akışına bırakmaya karar vermiştim. Couchsurfing yapacaktım. Kudüs’ü, Filistin’i ve Lut Gölü(Ölü Deniz)’nü görmek istiyordum: işte tüm plan buydu.

Emin olduğum tek şey, 10 gün sürecek İsrail gezisindeki ilk durağım Tel Aviv’di.  Bilmediğim şey ise İsraillilerin dini günü şabat… Hani bir yere giderken Cuma akşam veya Cumartesi sabahtan biletimizi alırız ve tatili sonuna kadar değerlendirmek isteriz ya. He, işte onu İsrail için yapmayın.

İsrail’de Şabat (Shabat)

Şabat Yahudiler’in dini günüdür. Müslümanlar için Cuma, Hristiyanlar için Pazar günü neyse o.

Cuma akşam 4-5 gibi başlayan şabat, Cumartesi akşam 7-8’e kadar devam ediyor. Bu sürede otobüs, tren  gibi toplu ulaşım araçları çalışmıyor. Dindar Yahudiler dükkanlarını açmıyor. Büyük şirketler ve resmi kurumlar zaten hafta sonu tatilinde. Sadece kendi işini yapan insanlar dükkanlarını açıyor ve taksiler çalışıyor. Tel Aviv, Kudüs’e göre daha modern, seküler bir şehir olduğu için toplu ulaşımın çalışmaması haricinde şabatın etkisini çok hissetmedim.

İsrail Havaalanında Güvenlik Kontrolleri : Ama durun daha ülkeye giremedim ki!

Keşke ilk problem bu olsaydı.. Blogu inceleyenler İran’a gittiğimi görmüştür. İşin kötüsü pasaport görevlisi kontrol sırasında, teker teker tüm sayfalara bakarken İran damgasını gördü; İsrail’e neden geldin, nerede kalacaksın, Tel Aviv’de nereleri gezeceksinden başlayıp İran’a neden, nerelere, ne zaman gittine varan sorular sordu. Nereden bileydim bunun bir başlangıç olduğunu. Muşmula suratlı, pasaportumu kenara koyup bekleme odasına geçmemi söyledi. Geçtim. Bekledim. Ara ara birileri gelip gidiyordu. Nihayet 45 dakika sonra bir görevli beni çağırıp odasına götürdü. Sıradan küçük bir ofiste karşılıklı oturduk. Su ikram etti ve bazı sorular soracağını, sakin olup cevap vermemi istedi. Genel olarak sakin, kibar birisiydi.

Sorular sorular…

İsrail’e neden geldin ama neden? Neden Mısır’a gitmedin? Ne kadar kalacaksın, nerelere gideceksin, kaç gün kalacaksın, şehirler arası yolculuğu nasıl yapacaksın? İran’a neden gittin? Nerelerde kaldın? Kimlerle görüştün: isimleri, yaşları, meslekleri, telefon numaraları (bu arada telefonumu almıştı ).. İsrail’de kimleri tanıyorum? Couchsurfing yapacağım 2 kişinin adını vermiştim. Telefonu tekrar eline aldı ve İsrail telefon kodunu tuşlayacağını, bahsettiğim 2 kişi dışında birisinin rehberimde çıkıp çıkmayacağını sordu. Duraladım ve aklıma yine Couchsurfing’den mesajlaştığım Muhammed geldi. Onun da ismini söyledim ve dediği gibi telefon kodunu tuşladı. Neyse ki başkası çıkmamıştı. Uzatmayayım, bu sorgu sual 45 dakika sürdü.  Bu bilgileri doğrulaması gerektiğini söyleyip beni bekleme odasına yolladı. Daha ne kadar bekleyeceğimi sorduğumda 5 dakika da olabilir 2 saat de olabilir dedi. Helal olsun yalan söylememiş tam 2 saat daha bekledim! Sonunda başka bir görevli gelip pasaportumu teslim etmişti.

Böyle bir muamelede bulunmaya, telefonumu kurcalamaya hakları var mı, belki. Reddetseydim muhtemelen daha fazla zorluk çıkartıp sonunda da sınır dışı edeceklerdi. Derdim gezmek ve öğrenmekti. İşbirliği yapmayı tercih ettim.

Bunu söylediğim tüm İsrailliler önce şaşırdı. Daha önce İran’a gitmiştim deyince “heee” oldular. Az bile beklemişsin diyenler oldu. Bekletilmek için olası sebepleri İran, Lübnan, Arabistan vb ülkelere gitmek, İsrail’e Türkiye’den veya bir Ortadoğu ülkesinden gitmek, erkek olmak, genç ve yakışıklı olmak(öhöm), yalnız olmak diye çoğaltabiliriz.

Tel Aviv Ben Gurion Havaalanı’ndan Tel Aviv Şehir Merkezine Ulaşım

Efendim şabatta gitmezseniz gayet kolay.

Otobüs (Hattın adı: Nat-bg): Havaalanının hemen çıkışından belediye otobüsü kalkıyor. Binmedim ama normal otobüs tek biniş 5.90 şekel. Bu da aynıdır. Trafiği de düşünürsek yaklaşık 20-30  dk sürer.

Tren: Tren hattının bir durağı havaalanında. Yaklaşık 50-60 dakikaya şehir merkezine varabilirsiniz. Ücret 16 şekel. 10-15 dakika sürüyor.

Taksi: Normal vatandaşlar için yaklaşık 90 şekel. Bana bir taksi 200 ile pazarlığa başladı başımdan def ettim. Turist olarak 100-120 civarına bulabilirseniz gayet makul.  20 dakika falan sürer.

Dolmuş-taksi: Ben Gurion’dan Kudüs’e geçmek isteyenler için hemen havaalanı çıkışından kalkıyor. Tel Aviv’e var mı emin olamadım.

Şehre indiğimde ev sahibim henüz evde değildi. O gelene kadar birkaç park dolaşıp, eve yakın konumdaki Cafe Henrietta’da oturdum. Genelde lokallerin takıldığı bu mekanda, fiyatlar yüzüme bir tokat gibi çarptı. Uygun fiyatlı olanlardan vejetaryen sandvici seçtim(yaklaşık 40 TL).

Couchsurfing

Yemeğimi yerken ev sahibimden, ev arkadaşının eve geçtiği haberi geldi. Ev arkadaşlarıyla tanışma ve uyku sefasından sonra Joni’yle de tanıştım. Joni’nin ve ev arkadaşlarının tanıştığı ilk Türk benmişim(Merak etmeyin çok iyi temsil ettim).  Haliyle baya ilginç muhabbetler oldu. RTE’yi hiç kimsenin sevmediğinden bahsetmeme gerek yok sanırım. Bir ara boykot konusu açıldı ve arkadaşların boykottan h