Anasayfa Gezi notları Katalonya’nın İncisi: Girona Gezi Rehberi

Katalonya’nın İncisi: Girona Gezi Rehberi

yazan Ender

Karşınızda Katalonya’nın bir başka güzel şehri olan Girona! Adından Game of Thrones dizisinde yer alan Bravoos şehri sahneleriyle de söz ettiren Girona, çok iyi korunmuş bir Orta çağ şehri. Girona, 4-5 günden uzun Barcelona planlarına gönül rahatlığıyla eklenebilir. Barcelona’ya yaklaşık 1.5 saatlik uzaklığıyla günübirlik ziyaret için çok uygun bir seçenek.

Girona hakkında bilgi

Girona, Katalonya özerk bölgesinin kuzey doğusunda, Fransa sınırına komşu konumda yer alır. Katalonya özerk bölgesindeki dört şehirden en küçüğü ve Girona eyaletinin başkentidir. 2020 nüfus verilerine göre merkez nüfusu 103 binlik bu şehir, 2019 yılında yaklaşık 8 milyon ziyaretçi ağırlamış!

Peki 8 milyon ziyaretçi tesadüf mü? Hayır. Girona’ya şöyle bir bakalım:

  • Akdeniz kıyısında yer alıyor ve Costa Brava olarak adlandırılan müthiş koylara sahip bir kıyı şeridi var. Burayı Ege kıyıları gibi düşünebilirsiniz. Kısa bir tatilde bile insanlar Barcelona’dan ve çevre illerden hatta Fransa’dan kalkıp buraya hücum ediyorlar.
  • Salvador Dali’nin doğduğu ve yaşadığı Figueres, Girona’da.
  • Doğayı, yeşili mi özlediniz? Girona’nın iç kısımları özellikle de Fransa’ya yakın yüksek kısımları adeta bir Karadeniz.
  • Kayak yapmak isterseniz 2-3 tane kayak merkezi var.
  • Tarih isterseniz Katalonya’da onlarca orta çağ şehri bulabilirsiniz.

Biz bu yazıda sadece Girona şehir merkezinden bahsedecek olsak da, Girona bundan çok daha fazlasını vaat ediyor.

panoramic girona
Kuşbakışı Girona manzarası

Girona’ya Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan Girona’ya gitmek istiyorsanız direk bir uçuş yok. Bu yüzden önce Barcelona’ya gelip sonra Girona’ya gidebilirsiniz. Bir başka seçenek ise THY’nin Girona’ya Madrid üzerinden aktarmalı uçuşunu kullanıp oradan Girona’ya gelmek. Ama eğer Madrid’de işiniz yoksa bu seçenek biraz saçma olacaktır. Pegasus’un ise Girona’ya uçuşları bulunmuyor.

Eğer Avrupa’dan geliyorsanız, RyanAir, Wizz Air gibi havayolu firmalarının bazı Barcelona uçuşları Girona havaalanına gerçekleşiyor. Siz de bu uçuşlardan birisini kullanabilirsiniz.

Eğer Barcelona’dan Girona’ya gidecekseniz bunun için dört yol var:

  1. Araba kiralamak: Barcelona’dan Girona’ya araba kiralayarak giderseniz ve otobanı kullanırsanız  yol 100 km ve 1 saat 15 dakika sürüyor. Otobanda iki noktada geçiş ücreti olarak toplamda yaklaşık olarak 10 Euro ödüyorsunuz. Otobanı kullanmazsanız yol 188 Km’ye ve yaklaşık iki saate uzuyor.
  2. BlaBlacar kullanmak: Araba kiralamak yerine Girona’ya gitmek için Blablacar‘ı tercih edebilirsiniz. Bilmeyenler için Blablacar bir yolculuk paylaşım platformu. Kalkış ve varış noktaları ile gideceğiniz tarihi seçince aynı yolculuk planına sahip diğer insanları görüyorsunuz. Gideceğiniz saate ve güne göre fiyatlar değişkenlik gösterebilir. Ücret kişi başı 5 eurodan başlayıp 15 euroya kadar çıkıyor. Genelde insanlar otobanı kullanıyor ancak sürücüye sormakta da yarar var.
  3. Trenle gitmek: Eğer Girona’ya trenle gitmek isterseniz Barcelona’nın çeşitli tren istasyonlarından binebilirsiniz. Bilet fiyatları saate göre değişkenlik gösteriyor.  https://www.renfe.com/es/es sitesinden saatlere ve fiyatlara göz atabilirsiniz.
  4. Otobüsle gitmek: Barcelona’dan Girona’ya sadece Alsa firmasının otobüsleri gidiyor. Bu otobüsler sabah 7.30 ile akşam 21.00 arasında çalışıyorlar ve Barcelona Nord istasyonundan kalkıyorlar. Yolculuk süresi 1.5 saat. Eğer Barcelona El Prat havalimanından Girona’ya gidecekseniz Sagales firmasının otobüsleriyle Girona’ya ulaşabilirsiniz. Otobüs biletlerini firmaların kendi sitelerinden kontrol etmelisiniz.

Girona’da Ücretsiz Park Yeri

İspanya’da sokaklara rastgele park etmek konusunda dikkatli olmakta fayda var. Sadece şehir sakinlerinin park edebileceği yerler var. Eğer yanlış yere park ederseniz yüksek cezalar ödeyebilirsiniz. Otoparklar ise biraz tuzlu olabiliyor. Biz sadece 2-3 saat için 10 Euro ödemiştik. Oteller bile park alanı için ekstra ücret talep edebiliyor. Bu nedenle sizinle Girona’da tespit ettiğimiz birkaç ücretsiz otopark alanını paylaşmak istiyoruz. Şunu da belirtelim ki şehir merkezinde araca ihtiyaç duymayacaksınız. O nedenle kaldığınız süre boyunca aracı bir yere bırakmak makul bir seçenek olacaktır.

İlki Ter nehrinin yanındaki park alanı. Genelde dolu gözükmesine rağmen biraz da şansın yardımıyla şehir merkezine yakın bir yerde park edebilirsiniz.

İkincisi ise biraz daha yürüme mesafesinde kalıyor. Ter nehrinin karşı yakasına geçince Mercadona isimli market zinciri var. Buranın bahçesine veya çevresindeki bir yere bırakabilirsiniz. Ortalama 15 dk’lık bir yürümeyle şehir merkezine ulaşabilirsiniz.

İki park noktasını ve Girona’daki diğer gezi noktalarını Google Haritalar bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Girona’da Nerede Konaklanır?

Konaklama için otel ve Airbnb seçenekleriniz var. Otel fiyatları gideceğiniz mevsime göre değişkenlik göstermekte elbette. Yazın Airbnb’de iki kişi için gecelik 50-60 Euro’dan aşağı bulmak zor. Kışın fiyatlar tabi ki daha ucuz oluyor ve gecelik 20-25 Euro’dan başlayan fiyatlarla otel bulmanız mümkün. Küçük bir şehir olduğu için birçok yere yürüyerek ulaşım mümkün.

Biz İbis Otel’de kalmıştık. Temiz ve ufak bir otel diyebiliriz. Ancak araçla gelmediyseniz şehir merkezine biraz uzak kaçıyor.

Girona’da Nerede Yenir?

Biz bu gezimizde şehir merkezinde 1 gece kaldık ve 2 yerde yedik. Bir tanesi Sant Agusti köprüsünün Bağımsızlık meydanına(Plaça de la Independència) bağlandığı noktada yer alan El Racó Girona isimli İtalyan restoranıydı. Pizzalar lezzetli olsa da doyurucu değildi. Servis eh işte seviyesinde. Restoranın güzel tarafı, ister içeride oturup nehri izleyin, ister dışarda oturup meydanı izleyin.

İkincisi ise kahvaltı için gittiğimiz popüler bir yer olan La Fabrica Girona‘ydı. Dünyayı dolaşmış Kanadalı bir çiftin açtığı bisiklet temalı bu kafede sağlıklı kahvaltı seçenekleri bulabilirsiniz. Bu tip mekanlara zaman zaman acaba çok mu şişiriliyor diye ön yargılı yaklaşıyoruz. Ancak mekanın tasarımı, hizmet ve yiyecekler hepsi güzeldi. Tabi ki biraz pahalı bir yer olduğunu belirtmek lazım.

Bizim aldığımız avokadolu, yeşillikli, domatesli ve yumurtalı bir sandviç gibiydi. Hatta sandviçi öyle beğendik ki artık evde de düzenli yapıyoruz 🙂

avokadolu-yumurtali-sandvic-kafeden
Avokadolu, yumurtalı, peynirli sandviç

Girona’da Gezilecek Yerler

Girona, her köşesini keşfetmekten mutluluk duyacağınız bir şehir. Küçük olduğu için bir günde gezmeniz mümkün. Hala öyle ki merkezde yer alan şehir parkı(Parc de la Devesa) ile eski şehrin yüz ölçümü neredeyse aynı. Şehirden geçen Ter ve Onyar nehirleri Girona’ya ayrı bir güzellik katıyor.

Bu yazıda bahsettiğimiz bütün gezi noktalarına ve daha fazlasına Girona Gezilecek Yerler isimli Google Haritalar listemizden ulaşabilirsiniz.

Girona Eski Şehri (Barri Vell)

Öncelikle söylemem gerekiyor ki Girona’nın çok iyi korunmuş bir eski şehri var. Eski şehrin sınırları, Torre Gironella’dan başlayarak, 14. yüzyıl duvarının tamamını Portal del Carme’ye kadar takip eden, Portal Nou caddesinden Sant Martí Sacosta’ya giden, Oli meydanından tüm Calle de los Ciutadans’ı içeren hayali bir çizgi ile sınırlandırılmış diyebiliriz.

Girona’daki cazibe merkezlerinin, tarihi eserlerin, turistik yerlerin, dar sokakların, küçük meydanların toplandığı bölgedir burası. Şimdi gelin bu bölgede neler var bir göz atalım.

Girona Katedrali (Santa Maria Katedrali)

  • Resmi sitesi: http://www.catedraldegirona.cat/en/information/visiting.aspx
  • Giriş ücreti: Yetişkinler için sesli rehber dahil 7 Euro, öğrenciler için sesli rehber dahil 5 Euro ve 7 yaşın altındakiler için ise ücretsiz.

Katedral, şehrin en yüksek noktasında yer alıyor. Mevcut katedral binasının yapımına 14. yy’da başlanmış ve 18. yüzyıla kadar devam etmiş. Bu yapıda Gotik ve daha modern tarzların harmanlandığını görmek mümkün. Romanesk tarzdaki manastırın ve kutsal bir odanın tarihi ise 11.yy’a dayanıyor.

Katedral, toplam 23 metre genişliğiyle dünyanın en geniş ikinci nefine sahipmiş(Birincisi Vatikan’daki Aziz Petrus). Başlangıçta üç tane nef yapılmak istenmiş ancak elli yıllık bir tartışma sonucunda büyük bir nef yapımında karar kılmışlar (bravo!).

Kilisenin göz alıcı, vay be dedirten ön cephesi Pau de Costa tarafından 1730’da inşa edilmiş ve üç dikey gövdeden oluşuyor. Ana cephede 12. yüzyıldan kalma bronz bir melekle taçlandırılmış çan kulesi bulunuyor. Çan kulesinin dış cephesinde yer alan saatte dikkat çeken minnak bir detay var. Saatte rakamlar Roma rakamlarıyla I, II, III normal yazılmışken  IV yerine IIII yazıyor.

Taşa Dönen Cadı!

Kulenin hemen yanında suları boşaltmak için yapılmış çirkin bir cadı göze çarpıyor. Efsaneye göre bu cadı, tapınağa küfreden ve nefretini taş atarak gösteren ve bunun sonucunda ‘ilahi bir müdahaleyle’ taşa dönüştürülen bir kadını temsil ediyor. Böylece ağzından daha fazla küfür ve hakaret değil, temiz yağmur suyu çıksın istenmiş.

Suyu, binanın cephesine değdirmeden ve harca zarar vermeden boşaltmak için yapılan bu sanatsal borulara gargoyle deniyor. Özellikle Gotik mimari anlayışında sık sık mitolojik karakterler kullanılmış. Benzerleri Avrupa’nın her yerinde karşınıza çıkabilir.

Gargoyleler ile ilgili Instagram paylaşımımıza bakın

Katedralde, resim ve sunakların bulunduğu otuz kadar şapel bulunuyor. Yine katedralin vitray pencereleri üç tipte yapılmış. Özellikle Saladriga gül penceresi olarak bilinen üçüncü grubun yapımı dikkat çekiyor. Saladriga, Barcelonalı bir cam üreticisi ve İspanyol Barok sanatının en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor.

Katedrale giriş için Game Of Thrones’ta da ekranlara gelen 17.yüzyılda yapılmış etkileyici 90 basamaklık taş merdiveni tırmanmanız gerekiyor. Meydandan, merdivenler ve sonunda katedral çok etkileyici görünüyor.

Katedral, Temmuz ve Ağustos’ta 10:00 – 19:30 arası, Kasım’dan Mart’a 10: 00-17: 30 arası ve yılın geri kalanında 10:00-18: 30 arası açık.

La Basilica de Sant Feliu (Sant Feliu Bazilikası)

  • Giriş Ücreti: Katedrale bilet aldıysanız aynı biletle girebilirsiniz

Basilika, Girona’nın ilk katedraliymiş. Girona Katedrali’ne yürüme mesafesinde bulunmakta. Girona görüntüsünün ayrılmaz bir parçasını oluşturan iğne şeklindeki çan kulesi, katedralinkiyle birlikte şehrin profilinde öne çıkıyor.

Adını, piskoposlukta bilinen ve saygı duyulan ilk şehit olan Sant Feliu’dan almış. Burada Sant Feliu, şehrin koruyucu azizi olan Sant Narcís ve diğer birkaç azizin mezarı bulunuyor. Kilisenin yapımına ilk olarak 4.yüzyılda başlanmış. Daha sonra Girona’nın Araplar tarafından işgal edilmesiyle, Araplar burayı camiye çevirmişler. 8. yüzyılın sonlarına doğru ise Frenklerin Girona’yı fethinden sonra tekrar katedrale çevrilmiş ve bir rahipler topluluğu kurulmuş. Şu anki kilisenin yapımına ise 14.yüzyılda önceki döneme ait yapılar üzerine inşa edilerek başlanmış. 18.yüzyılda ise nihayet tamamlanmış. Fakat 1989’a kadar binanın çeşitli yerlerine eklemeler, bağlantı çalışmaları, restorasyonlar yapılmış. Kiliseye baktığınızda bu yüzden birden çok tarzı görebiliyorsunuz. Kat planı Romanesk tarzda, tonozlu çatı Gotik tarzda ve cephe Barok tarzda yapılmış. 

Pazartesiden Cumartesiye 10.00 ile 17.30 arasında, Pazar günleri ve tatil günlerinde ise 13.00-17.30 arasında açık.

La Leona Heykeli

Eski şehir bölgesine Sant Feliu köprüsünden geldiğinizde sizi karşılayan dişi aslan heykeli. Ancak öyle çok büyük ve gösterişli bir şey beklemeyin. Bir efsaneye göre, aslanın poposunu öpen kimse bir daha Girona’ya gelirmiş. Covid nedeniyle bu ritüel belediye tarafından yasaklanmış haliyle.

Casas Del Onyar (Onyar Evleri) ve Eyfel’in Dokunuşu

Onyar Nehri’nin Girona’dan geçerken ağır ağır akışına eşlik eden tabloluk evler, bu muhteşem şehrin en sembolik, tekil ve tekrarlanan kentsel görüntüsünü oluşturur, arkalarında kemerli meydanlar, Arnavut kaldırımlı sokaklar, dik merdivenler, kemerlerle dolu bir labirent dünyası gizler.

Önceleri şehrin kale duvarlarına tünemiş gibi duran evler zamanla sarkan çamaşırlar, balkonlar, pencereler ile kaotik bir görüntü sunarmış. 80’li yıllarda bu kıyı evleri restorasyon geçirilip ve sanatsal dokunuşla bugünkü tabloluk görüntüsüne kavuşmuş. Sıra sıra dizilmiş renk renk evler, evlerin nehir üzerinde yansıması, arkada başını uzatmış katedral kartpostal gibi doyulmaz bir manzara yaratıyor. Kendinizi tutamayıp yüzlerce fotoğraf çekiveriyorsunuz.

onyar casas
Onyar nehri ve sıra sıra dizilmiş renkli evleri

Nehrin üzerinde şehrin iki yakasını birbirine bağlayan köprüler bulunuyor. Bu görsel şölene bir katkı da Eyfel kulesinin mimarı Gustave Eiffel‘den gelmiş. Puente de Hierro(Demir Köprü) ve Puente Eyfel olarak bilinen köprü, kırmızı baklava desenli demir örgüsü ile manzaraya ayrı bir boyut katıyor.

Bu nehir üzerindeki en önemli evlerden biri de ünlü mimar Rafael Maso’nun doğduğu yer olan Casa Maso’dur. Köprünün üzerinden baktığınızda beyaz rengiyle kolayca diğerlerinden ayırt edebilirsiniz. 2012’den beri de halka açık ve ziyaret edilebilir. Noucentista dönemine ait (20. Yüzyılın başlarında Modernizm akımına karşı başlayan Katalan kültürel hareketin adı) mobilyalarla dekore edilmiş bu evi görmek için giriş ücreti 6 Euro ve 16 yaşın altındakiler için ise ücretsiz.

Taş Köprüler

Onyar evleri boyunca Eyfel Köprüsü’nün yanında 3 tane daha taş köprü var. Önceleri Romanesk dönemden kalma başka köprüler varmış ama yok olup gitmişler. Günümüzde o bir iki Romanesk tarzdaki köprünün yerini Pont de Pedra(Taş Köprü) olarak bilinen 2. Isabel Köprüsü almış. 19.yy’ın ortalarında inşa edilmiş. Eski şehri, nehrin diğer tarafındaki Mercadal semtine bağlıyor. Durup etrafı izlemek için Girona’daki en güzel noktalardan birisi.

Los Baños Árabes (Arap Hamamları)