Anasayfa Gezi notlarıAsya Google, Bahailer ve Deniz: Hayfa Gezi Notları

Google, Bahailer ve Deniz: Hayfa Gezi Notları

yazan Ender

Gezinin son günleri yaklaşırken şabattan kaçar gibi otobüse atlamış ülkenin kuzeyine gidiyordum. Hayfa’ya Kudüs’te tanıştığım arkadaşların tavsiyesiyle gitmeye karar vermiştim.

Hayfa İsrail’in en büyük kentlerinden birisi. Bir yandan Google, Microsoft, IBM gibi önemli teknoloji firmalarının İsrail’deki merkez noktasıyken diğer yandan ilk defa orada duyduğum Bahia dininin hac noktası. Hem İsrailler’in “Haifa works, Jerusalem prays, and Tel Aviv plays” sözü, hem de hani Tel Aviv’e Miami demiştik ya, Hayfa için de İsrail’in San Francisco’su yakıştırması Hayfa’nın iş ve teknoloji dünyasındaki önemini göstermek için kullanılıyor.

Şehrin merkezini oluşturan Carmel dağı dini kitaplarda dahi yer almış. 19.yy’da Almanya’da dini anlamda yaşanan bazı reformlar sonrası, Almanlar buraya yerleşmiş  kolonileşmişler. Yaşadıkları bölgeye hem ekonomik güç hem de güzel bir mimari sunmuşlar. Sonra Ruslar bir iskele kuruyor. İngilizler geliştirip liman ve petrol rafinerisi kurmuş. Yani geçmişinden gelen önemli bir dini rolü varken günümüzde iş dünyası için de lokomotif olmuş. Şehirde önemli bir Arap azınlığı da var. Arap nüfusu Hayfa’nın %10’unu oluşturuyor. Ancak bu Arap nüfusun çoğu Hristiyan.

Hayfa’ya neden gidilir?

Hayfa’ya gitsem mi acaba diyenler için Hayfa’ya neden gidilir sorusuna birkaç sebep;

  • En bilinen ve dikkat çeken tarafı Bahia dininin kurucusu Bahá’u’lláh’ın mezarı. Ama bu bildiğiniz mezarlardan değil. Şehrin en güzel yeri. Harika bir bahçe düzenlemesi var ve önemli bir durak.
  • Deniz kıyısında ve şehrin merkezince uzanan Carmel dağı bana İzmir ve Samsun’u andırdı.
  • Yapacak vaktim olmasa da trekking için güzel doğa yürüyüş rotalarına(trail) sahip.
  • 19. yy’da Hayfa’da kolonileşmeye başlayan Almanlar, şehrin gelişmesinde önemli yer edinmişler. Bugün de bu bölge mimarisiyle diğer yerlerden ayrılıyor.
  • İlyas peygamberin mağarası ve manastırı Carmel Dağı’nda bulunuyor.
  • Vaktiniz varsa 1-2 gün ayrılabilecek bir yer.

Kutsal Topraklardan ayrılış.. 

Andre ile vedalaşıp Beytüllahim’den akşam 6 gibi ayrıldım. Dönüş yolunda checkpointe kadar yürüyüp oradan aynı otobüse bindim. Son durak yine Şam Kapısı’ydı. Hala şabat vakti olduğu için sokaklar neredeyse bomboştu. Küçükken sayım için eve geldikleri zamanları anımsattı. Sokaklardan tek tük insanların geçtiği..

Şabat demek otobüs, tramvay yok demekti. Şam Kapısı’ndan otobüs terminaline yürümek zorundaydım ve yaklaşık 35-40 dakika sürdü. Yolun çoğu Jaffa Caddesi’nden geçtiği için hiç sıkıcı değil. Terminale geldiğimde kapalıydı. Saat 20 gibi terminal açıldı ve otobüs seferleri de 20.20 civarı başladı.

Kudüs’ten Hayfa’ya nasıl gidilir?

İşleyiş şekli Türkiye’den biraz  farklı. Peronlar otobüs işletmesine göre değil şehirlere göre ayrılmış. Gideceğiniz şehri birilerine sorup hangi kattan kalktığını bulmanız gerekiyor. Hayfa otobüsleri 3.kattan 17 ve 19. peronlardan kalkıyor. Peron kapılarının üstündeki ekrandan hangi numaralı otobüs ve hangi şehre gittiğini görebiliyorsunuz. Sonra peron kapısında sıraya geçip bekliyorsunuz. Otobüs geldiğinde şoför kapıyı açıyor ve bileti içerden alıp kafanıza göre oturuyorsunuz. Kudüs’ten Hayfa’ya 940, 960, 950 ve 947 numaralı otobüsler gidiyor. 940 ile 960 transit hatlar(19.peron) ve yolculuk yaklaşık 2 saat sürüyor. Diğerleri 3 saati rahat bulur.

Bunun dışında tren de ulaşım için alternatif ancak tren hattı önce Tel Aviv’e oradan Hayfa’ya gittiği için daha fazla vakit alacaktır.

Hayfa’ya vardığımda geceydi ve şehrin merkezinden biraz uzakta merkez otobüs terminalinde bırakmıştı. Neyseki İngilizce İsrail’de problem değil. Bir öğrenciden 1 numaralı hatta binmem gerektiğini öğrenip aynı otobüse bindik. Yoldayken Hayfa’da nerelere gidebileceğim konusunda yardım aldım. Hayfa’da doğa yürüyüşleri için çok güzel rotalar olduğunu söyledi.

Otobüsün güzergahını bir yandan GPS’ten takip edip yer ayırttığım German Colony Guest House isimli hostele yaklaşınca indim.

German Colony Guest House

  • Az sayıdaki hostellerden biri ve en ucuzuydu.
  • Alman Koloni bölgesinde kalıyor. Konumu oldukça güzel.
  • Resepsiyonda genelde Bilal(Arap bir arkadaş) duruyordu. İhtiyaç duyduğunuzda birilerini bulmak zaman zaman zor oluyor.
  • 2 gece için Booking’den 40 dolar (143 TL) vermiştim. Ücretsiz rezervasyon yapabiliyorsunuz.
  • Tuvalet, oda temizliği iyiydi ancak kalabalık bir Arap aile kaldığı için biraz karmaşa vardı.
  • Ortak odası(common room) hostelin girişinde küçük bir yer ancak arka tarafta açık bir alanı da var.
  • Bulabilirseniz ücretsiz, çay kahve var.

Booking bağlantısı

Hayfa’da Nerelere gidilir?

Bahai Bahçesi

Camel dağı’nda neredeyse yukarıdan aşağı 1 km boyunca uzanmış bir bahçeden bahsediyoruz. 18 teras ve tam ortalarında gözalıcı bir bina. Ancak burası yürüyüş yapıp dolanacağınız herhangi bir bahçe değil. Ortasında Bab inancının kurucusu Bab’ın (gerçek adı Sayyed Ali Muhammad Shirāz) türbesinin bulunduğu kutsal bir alan.

Aslında bu inancın temelleri İran’a dayansa da hayat rüzgarları Bahá’u’lláh’ı en son Akko’ya sürüklüyor. O da pirinin kalıntılarının Camel Dağı’na defnedilmesini buyuruyor.

Bahçeye geçmeden biraz Bahai dininden bahsetmek gerekir.

Kim Bu Bahá’u’lláh ve Bahai İnancı?

İlk peygamberi Bahá’u’lláh olarak kabul edilen, 3 ilahi din başta olmak üzere tüm dinleri, inanışları kucaklayıcı bir anlayışa sahip, insanların eşitliğine ve beraberliğine odaklanmış tek tanrılı bir inanış. Bazı yerlerde 4.ilahi din olarak gösteriliyor.

Bahai inancı, 19.yy’da Bab inancından çıkmış ama sonra o dinin ileri gelenleri öldürülünce Bahá’u’lláh kendini lider ilan ediyor. Bahá’u’lláh’ın otantik liderlik özellikleriyle harmanlanan düşünceleri İran’da hızlı biçimde yayılmış. Tabi düşünceleri Şii İslamcılar tarafından takdir görmemiş ve şiddetli biçimde bastırılmaya çalışılmış.  Bakmışlar olmuyor son olarak Osmanlı yönetimi altındaki Bağdat’a sürgün edilmiş. Bu süreçte inanç sistemi Bahá’u’lláh’ın bazı alametlerinden dolayı da, Bab inancından ayrı bir yola girmiş ve Bahailik olarak anılmaya başlanmış.

Bahá’u’lláh sürgün edildiği,  ziyaret ettiği yerlerde, hapishanelerde saygıyla karşılanmış. Kendine birçok yeni mürit edinince İran, Osmanlı’dan iadesini istiyor. Ancak Osmanlı kabul etmiyor, aksine özel bir hükümet konuğu gibi davranıyor. Önce İstanbul’a sonra Edirne’ye sürgün ediliyor. En son demişler ki anlaşılan sen uslu durmayacaksın bari Akko(Akka veya Acre)’da kal. Akko’nun yerel halkına da Bahá’u’lláh’ın devlet düşmanı olduğu ve onunla konuşulmaması gerektiği bildirilmiş. Zamanla iki taraf arasındaki ilişkiler yumuşayınca Bahá’u’lláh’a yakın mesafelere gidebilmesi için izin verilmiş. Dinin şu an 2 önemli merkezi Akko ve Hayfa.

Bahai inancının günümüzde çoğunluğu Hindistan, Pakistan taraflarında olmak üzere 6.5 milyon inananı varmış. İşin garibi dinin merkezi burası olmasına rağmen İsrail’de resmi olarak bu dine mensup kimse yokmuş. Hatta yanlış anlamadıysam, bir İsrailli Bahai inancına geçmek isterse İsrail’i terketmesi gerekiyormuş.

Tekrar bahçeye dönelim. Buranın asıl olayı türbe. Bab ve Bahá’u’lláh’ın oğlu olan Abdu’l-Bahá buraya 20.yy’ın başlarında gömülüyor. 1953’te türbenin yapımı tamamlanıyor. Bahçelerin yapımı ise 1987’de başlayıp 2001’e kadar devam ediyor. Tüm yapım masraflar dinin dünya genelindeki inananları tarafından sağlanmış.

Bahçeden inerken sağ tarafınızda kalan bembeyaz afili binalar dikkatinizi çekecektir. Onlar da yine Bahailik ile ilgili arşiv, kütüphane gibi yapılar.

Aşağıdaki fotoğrafa tıklayıp, rehberli turun saatleri dahil diğer fotoğrafları görebilirsiniz.

Bahai Bahçesi Rehberli Turu

Gelelim bahçeye nasıl girilebildiğine. Bahçenin Alman koloni bölgesinden yukarı yönde yürüdüğünüzde bir alt kapısı var. Ancak bu kapıdan sadece 1 kat çıkabiliyorsunuz ve kapı kapalı. Asıl giriş üst taraftan.

Bahçeye öyle elinizi kolunuzu sallayarak giremiyorsunuz. Ne de olsa dini bir alan. Çarşamba hariç her gün sabah 10 ve öğlen 12’de bahçenin üst tarafından (haritada işaretli nokta) rehberler sizi Bahai inancı, Bahá’u’lláh ve bahçe hakkında bilgilerle (of  course in English) aydınlatıp, türbenin bir üstündeki terasa kadar eşlik ediyor. Bu ücretsiz ve doyurucu rehberliğin yanında yürüyüş boyunca harika bir bahçe ve Hayfa manzarası görmüş oluyorsunuz.

Bahçede dikkatimi çeken şey, çok farklı bahçe düzenlemeleri olmuştu. Bunun bir manası var mı diye rehbere sorduğumda, belirli bir düzen olmadığını, bahçedeki tasarımların, bitkilerin çeşitliliğinin tüm insanların farklılıkları gibi düşünülebileceğini belirtmişti. Gerçekten de bahçedeki bitkiler bu amaçla dünyanın dört bir yanında getirilmiş. Bahai inancı da tüm bu farklılıkları kucaklıyordu. Sadece 19 rakamının Bahai inancındaki öneminden dolayı, türbenin altında ve üstünde 9’ar tane teras varmış. Ortadaki türbeyle beraber böylece 19’a ulaşılıyormuş. Mesela kendi takvimlerinde 19’ar günden 19 ay varmış. Türbenin bulunduğu terasa geldiğimizde farklılıkların burada da var olduğunu farkettim. Öyle ki yapının üzerinde hem İslami hem de Batı tarzı pencere, cam tasarımları göze çarpıyordu.

Etrafta koyu tenli insanlar dikkatinizi çekebilir. O insanlar her sene bahçenin ve türbenin hizmetlerini yerine getirmek için gönüllü gelen inananlar.

Alman Koloni Bölgesi

Mimari olarak en hoş bölgesi. Yukarıda tepe boyunca uzanan  Bahai Bahçeleri’nin sanki bir uzantısı gibi. Sağlı sollu güzel binaların altında ciks cafeler var.

Caddenin dağ yönünde sonuna doğru sağ tarafta turist bilgi noktası var. Buradan ücretsiz harita ve Hayfa hakkında bilgi alabilirsiniz.

Trailler(Doğa Yürüyüşü için Rotalar)

Otobüste tanıştığım gencin demesiyle bilgi sahibi olmuştum. Hayfa’nın yaslandığı bu dağlar üzerinde pek güzel doğa yürüyüş rotaları varmış. Zorlukları değişiyor. Bazıları şehir içi rotayken çoğunun başlangıç noktası dağın tepesindeki üniversite içinde. İlgilenenler aşağıda verdiğim 2 bağlantı aracılığıyla detaylı bilgiye erişebilir. İkinci bağlantıda bir tane hayırsever rota kaç saat sürüyor, ne tip zorluklar var çok detaylı olarak açıklamalarını yazmış. Bir daha yolum düşerse kesinlikle denemek istiyorum.

http://www.haifatrail.com/haifa-trail-segments-eng.htm

http://www.dianabarshaw.com/carmel-mountain-day-hikes.php

Louis Promenade(Yürüyüş yolu)

Burası şehri yukardan seyreylemek ve güzel bir yürüyüş yapmak için en güzel noktalardan.

Plaj (Student Beach=Marki’s Beach)

Tel Aviv’de evinde kaldığım Joni Hayfalı ve bu plajı o önermişti. İsrail’deki en güzel plaj olduğunu söyleyenler var. Doğa yürüyüş rotalarından bir tanesi üniversiteden bu plaja kadar gidiyor. Vakti olan denesin bizi de bilgilendirsin derim.

Meraklılar için Microsoft ve Google’ın ofisleri de bu plajın karşısında kalıyor.

Turkish Market

1930’larda Selanik’ten gelen liman işçileri burada bir pazar kurmuşlar. Şimdilerde pazardan geriye bir şey kalmasa da birçok kafenin, barın olduğu, Hayfalı gençliğin aktığı ortamlardan birisi olmuş. Bundan 3-5 sene önce tehlikeli görülen pek uğranılmayan bir bölgeymiş. Yakın geçmişi ve bugünüyle Karaköy’ü anımsatıyor. Tabii daha emekleme evresinde.. Yine bu bölgenin hizasında liman bölgesinde de mekanlar mevcut.

Hayfa’da Günübirlik Gezi Rotası

Hayfa’da bu saydığım yerleri gezmek için şöyle bir rota çizilebilirsiniz.

  • Alman Koloni bölgesi Ben Gurion caddesi takip edilerekten gezilebilir.
  • Bahai Bahçeleri’nin alt girişinden şöyle bir bakılıp, biraz ileriden otobüse(136) binilebilir. Hayfa Hayvanat Bahçesi’ne kadar gidilip inilir. Buradan geze geze Louis yürüyüş yolu takip edilerek Bahai Bahçeleri turu için buluşma noktasına gelinir.
  • Rehber eşliğinde bahçeyi gezip, bahçenin ortasından Hatzionut Caddesine çıkılır. Buradan sokak aralarında gezinip Madatech Haifa Müzesine gidebilirsiniz.
  • Eğer yorgun değilseniz müzeden çıktıktan sonra denize paralel yönde ara sokaklarda gezinip Hertz Caddesi’ne gidilebilir. Bu bölgede özel bir şey görmedim. Daha çok yerel insanların takıldıkları, gezdikleri sıradan işlek caddelerden biri.
  • Yorgunsanız müzeden çıkıp denize doğru yönelebilir HaZikaron Parkı’nda dinlenebilirsiniz.
  • Bir şeyler mi yesek diyenler için parkın aşağısında Abu Shaker diye bir humusçu var, tavsiye ederim.
  • Humusçunun oradan caddenin karşısına geçip biraz aşağı yürüdüğünüzde Turkish Market’e geliyorsunuz. Burası da gün içerisinde çok canlı değildi(malum haftaiçi) ama akşam canlanıyor.
  • Yaklaşık 10 km yürümelik bu rotayı çizdikten sonra hostele dönüp dinlenebilir veya denize gitmek üzere yola çıkabilirsiniz.
0 yorum
0