Anasayfa Gezi notlarıAsya İran Gezi Notları – II – Tahran Notları

İran Gezi Notları – II – Tahran Notları

yazan Ender

Tahran’a Gidiş

İran ve ilk durağım olan Tahran gezisi için uçuşum gece 10.30’daydı. Arka sıradaki halıcı dayılar yol boyunca susmadılar. Hele bir dayı daha önce orada bulunmuş başka bir dayıyı ve beni sorularıyla bezdirdi. Kıymanın kilosu kaç lira, ekmek kaç lira, 50000 tümen kaç dolar yapar(dayı fatal error verdi), 500000 riyale ne alınabilir, beş kişi restorana gitsek kaç paraya çıkarız gibi gibi sorular. Bende İran halısı meraklıları için duyduğum tüyoları paylaşıyorum.

Tebriz’de halı almak için daha uygun fiyatlar varmış. Ama Tahran’a İran’ın her tarafından halı geldiği için çeşit çokmuş. Tebriz’dekiler genelde krem renk hali seviyomus. Reşt(Rasht)’te Tebriz’dekiyle aynı desende ama biraz kalın yapılıyormuş. Fiyatı daha uygunmus. Metre karesi 60 euro diye bir hesap duydum ama hangi halının duyamadım.

Toplam yolculuk 2 saat 40 dakika kadar sürüyor. Tahran ile 1,5 saatlik yerel zaman farkı olduğu için inişim saat 3’ü buldu. O saatte Tahran’a gidip hem bir şey yapabileceğimi düşünmediğim için hem de havada malum soğuk olduğu için saat 7’ye kadar havaalanında kestirdim.

Tahran’da Para Bozdurma

Havaalanında pasaport kontrolünü geçtikten sonra aşağı iniyorsunuz. Bir çıkış gibi bir şey var onu geçip  sol tarafa doğru yürürseniz döviz ofisini ve simkart satılan yeri bulabilirsiniz. Tam sınırı hatırlamıyorum ama belirli bir fiyata kadar komisyon olarak 1 dolar alıyorlardı.

Tahran’da da para bozdurdum. Ama olay biraz farklı işliyordu. Bir döviz ofisine girdim parayı, pasaportu verdim sonra bana bir çek verdi. Ee dedim napacam bununla? Yandaki bankaya gidip bozdurabilirsin dedi. Ben biraz işkillendim tabi. Kadın benim yüzü görünce “merak etme sıkıntı olmaz bir şey olursa gel tekrar buraya”  dedi 🙂 Neyse girdim bankaya sıra gelince çeki uzatıp parayı aldım. Konuşmaya bile gerek kalmadı. Komisyon yine aynıydı 1 dolar.

İran’da Simkart

Sabah uyanınca ilk işim sim kart almaya gitmek oldu. Havaalanının çıkışlarından birisinin kıyısında smart cube yazan bir yerde  satılıyordu. İran’da 3 tane GSM operatörü var. Ben İrancell’i tercih ettim ve genel olarak bir problem yaşamadım. Daha önce baya bir araştırma yapmıştım ancak buradaki fiyatlar internet sitesindekilerden farklıydı.

İnternette 2016 Mart ayı için simkart 4000 tümen, 2 GB internet paketi 8000 tümen idi amma velakin havaalanında simkart için 30000 tümen(30 TL) ve internet için 11000(11 TL) tümen verdim. Fiyatlara tıklanarak resmi siteye ulaşılabilir.

(Güncelleme: Daha önce verdiğim linkler kaldırılmış. Güncel mobil paketlere ve fiyatlara şu adresten erişilebilir.)

Tahran havalanından şehir merkezine ulaşımın lüks yolu: Taksi

Araç kiralamadıysanız tek ulaşım şekli taksi. Yine öncesinde internette çeşitli fiyatlar görmüştüm ancak fiyatlar sabit ve 600 000 riyal (= 60 000 tümen = 60 lira). Bu fiyat Tahran’ın içindeki herhangi bir yer için geçerli. Ben yine pazarlık yapmaya çalıştım ama turist olduğumuzu anlıyorlar ve taksinin üzerinde yapıştırılmış sabit ücret etiketini gösteriyorlar.

Taksileri bizimkilerden beter. Arabalar zaten çok eski. Lüks denilebilecek tipteki arabalar parmakla sayılır seviyede. Genel olarak İran yapımı yada montajı İran’da yapılmış araçlar kullanılıyor. Araçların boyutları bizdekilere kıyasla daha ufak. Onun için 3 şeride 4 – 5 tane araç yan yana gidiyorlar.

Tahran’da ilk gün

Tahran’daki gezime Azadi Tower’dan başladım. 1971 yılında ilk Pers devletinin 2500. yılı anısına yapılmış bu anıt-kule, sonrasında kapatılmış ve 2006’da tekrar açılmış. Ben gittiğimde çevre düzenleme çalışmaları hala devam ediyordu. Çok büyük bir döner kavşağın ortasında kalıyor ve orada Tahran’la ilgili acı gerçeği öğreniyorsunuz..

 

Taksiden inip yolu geçip kuleye gelene kadar imanım gevredi. Daha o an anladım ki Tahran’da karşıdan karşıya geçmek öyle her babayiğidin harcı değil. Bildiğiniz manada bir trafik ışık sistemi bazı yerlerde var ama kurallara uyan birilerini bulmak zor. Gerçekten her karşıdan karşıya geçme çabası survivor mücadelesine döndü. Tahran’da o gün ve sonraki günlerde dakikalarca aval aval yola bakıp ee nasıl geçecem lan burdan dediğim yollar oldu. Düşününki İstanbul’da yaşayan, ata sporu olarak yola atlayan insanlarız.

Taktik ise belli aslında. Her seferinde bir araçlık mesafeyi geçip aradaki motorların sizi ezmemesini ummak 🙂 Özellikle şerit sayısının 7-8 olduğu yerlerde işler biraz zorlaşıyor.

Burada birkaç fotoğraf çekip etrafını dolaştıktan sonra ikinci durağım olan Tahran Halı müzesine gitmek için Ostad Moein Metro istasyonuna gittim. İniş durağım ise Meydan-e Enghelab-e Eslami durağıydı.

Tahran’da Metro 

Tahran söylenene göre Ortadoğu’daki en geniş metro hattına sahip. Metro istasyonlarının içi İstanbul’dakilere oldukça benzerdi. Yürüyen merdivenler, koridorlardaki mozaikler, resimler falan İstanbul’da gibi hissedebilirsiniz. Metroya binişim hep yoğun saatlerde oldu ve metrobüsü aratacak bir kalabalık olduğunu söyleyeyim. Metronun çalışma saatleri 5.30 – 22.30 idi.