Anasayfa Gezi notları Torino Gezi Notları

Torino Gezi Notları

yazan Ender

İtalya’dan ilk yazımızla karşınızdayız. Bu yazıda Torino hakkında bilmeniz gerekenleri aktarıyor olacağız. Torino’ya neden gidilir, ne yenir, kaç gün kalınır, nerelere gidilir hepsi bu yazıda..

Torino Hakkında Genel Bilgi

Torino İtalya’nın kuzey batısında Fransa’ya komşu olan Piyemonte(Piedmont) bölgesinin başkenti bir şehir. İtalya’nın ise eski başkenti. Günümüzde İtalya’nın özellikle ekonomik olarak büyük şehirleri arasında gösteriliyor.

FIAT’ın ve FIAT’ın diğer markaları olan Lancia, Alfa Romeo gibi araba markalarıyla İtalyan otomotiv dünyasının kalbi burada atıyor. FIAT’ın T harfi de Torino’dan geliyormuş. Futbolseverler ise Torino’yu hem Juventus hem de Torino futbol takımlarından dolayı zaten bilecektir.

Bilmiyoruz milliyetçilikten midir nedir, sokaklar Fiat araçlardan geçilmiyor. Araçların en az yarısı ya Fiat ya da Fiat’ın yan markası Lancia. Diğer bir ilginç nokta ise memlekette sedan araç neredeyse görmedik. Çok büyük oranda A ve B segmenti yani ufak araçlar veya SUV’lar kullanılıyor. İtalya’nın dar sokaklarına ve muhtemelen yetersiz sayıdaki otoparkına uygun bir hareket. Bunu da gereksiz bir detay olarak yazmış olalım 🙂

İtalya Covid Kısıtlamaları (Mart 2022)

  • İtalya ülkeye gelen turistlerden EU Digital Passenger Locator Form(dPLF) doldurmasını istiyor. Forma https://app.euplf.eu/#/ adresinden ulaşabilirsiniz.
  • Form haricinde tabi ki Avrupa Birliğinde geçerli aşı olduğuna dair belge de bekleniyor.
  • Son olarak ise FFP2 maske giymeniz gerekiyor.

İlginçtir bizim havaalanında ne formu ne de aşı durumunu kontrol ettiler. Gayet rahat bir şekilde girdik. Hatta FFP2 maske kullanmayan birçok kişi de gördük. Ancak müze, restoran vb yerlerde aşı kartı ve maskeye bakıyorlar. Tabi ki siz kağıt üzerinde yazan neyse ona göre hareket edin. Malum durumlar sürekli değiştiği için güncel bilgiye bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Birazcık Torino Tarihi

Torino’nun önemini anlamak için önce Savoy’lardan mutlaka bahsetmemiz gerekir.

Çok fazla Vikipedi vari bilgilere dalmadan, Savoylar sağlam bir aile ve kökenleri Batı Alpler’e dayanıyor. Zaman içerisinde büyüyüp gelişiyorlar ve 1416’dan 1847’ye kadar var olmuş Savoy Dükalığını yönetiyorlar. Dükalığın başkentini ise 1562’de Torino’ya taşınıyor. Sonra bu aile Sardinya Krallığı’nı yönetiyor. Hatta Osmanlı fethetmeden önce Kıbrıs ve Antalya’da kurulu Kıbrıs Krallığı’nın başında bir dönem Savoy ailesinden gelen krallar varmış. Adamlar kan bağından dolayı tarihleri boyunca 15-20 farklı krallıkta hükmetmişler.

İtalya’ya tekrar dönecek olursak 1800’lerin başlarında İtalya, Anadolu’daki beylikler dönemi gibi bir sürü devletten oluşuyor. Sardinyalılar(başkentleri Torino) sazı eline alıyor ve İtalya’yı tek bir devlet haline(risorgimento deniyor bu olaya) getiriyorlar. Romalılar’dan sonra ilk defa İtalya yarım adası tek bir devlet şekline bürünüyor, adı da İtalya Krallığı oluyor. Tarihi açıdan önemli bir olay. İtalya Krallığı’nın ilk yıllarında da (1861-1865) Torino başkentlik yapıyor ve sonra başkent Floransa’ya geçiyor.

turin
Turin – Kaynak

Özellikle 1562’de Savoy Dükalığı’nın başkenti olunca Savoy ailesi yetenekli yerel mimarları işin başına getiriyor ve barok mimarinin önemli örnekleri birer birer inşa ediliyor. Kısacası Torino 300 yıl boyunca başkent ünvanına sahip oluyor. Başkent olduğu yüzlerce yıl boyunca yapılan saraylar, kaleler, kiliseler, kütüphaneler, meydanlarla bir tarih ve kültür şehri olarak öne çıkıyor.

Torino’ya Neden Gidilir?

Eğer Torino hakkında fikir sahibi değilseniz, size gelmeniz birkaç sebep sayabiliriz:

  • İtalya’nın eski başkenti
  • Barok mimarisinin önemli örneklerine ev sahipliği yapıyor
  • İtalya’nın Parisi olarak lanse ediliyor(yersen)
  • Mısır’da bile bulamayacağınız Eski Mısır’dan kalma eserlerin yer aldığı Mısır müzesi
  • Ünlü Lavazza kahvelerinin çıktığı yer(müzesi de var)
  • Hz.İsa’ya ait olduğu iddia edilen kefen (olmadığı karbon testiyle ortaya çıkmış ama meraklısına..)
  • Geleneksel çiğ eti denemek için

Açık konuşalım ki Torino, sizin de İtalya deyince aklınıza ilk gelen yer değildir. Bizce Torino Türkiye’den kalkıp görmeye değecek bir şehir değil. Belki Milano, Floransa, Torino, Venedik vs gibi bir Kuzey İtalya turuna dahil edilebilir. Eğer Avrupa’da yaşıyorsanız 2-3 günlüğüne kaçamak yapmak için ise uygun bir destinasyon. Özellikle Ryanair’in uygun biletleri oluyor.

Torino’da Kaç Gün Kalınır?

Madem gelmeye karar verdiniz Torino’ya, o halde 2 ila 4 gün arası vakit ayırabilirsiniz.

Torino Şehiriçi Ulaşım

Torino’da şehir içi ulaşım oldukça iyi diyebiliriz. Tramvaylar, otobüsler, metrolar vızır vızır çalışıyor. Araçlar eski olsa da ulaşımı aksatan bir durum yok. Özellikle şehir merkezinde arnavut kaldırımı yollar çok var veya birçok yolda asfalt düzgün değil. O nedenle özellikle otobüste seyahat ederken gürültülü ve rahatsız bir yolculuk oluyor. Zaten bazı otobüsler parçalanmaya başlamıştı..

İstanbul’dan ve Barcelona’dan alıştığımızın aksine Torino’da bilet basmak zorunlu değil diye anladık. Çoğu yolcu araca biniyordu ve bilet basmadan geçiyordu. Sanıyoruz Almanya’daki Hollanda’daki gibi  güven ilişkisine dayalı bir sistemleri var.

Kalacağınız yere bağlı olarak otobüslerin işleticisi olan GTT’nin günlük biletlerinden alabilirsiniz. Tek binimlik veya 1,2,3,5 günlük seçenekler var. Tek binim 1.70 Euro. 90 dakikaya kadar aktarma yapılabiliyor.

Biz 3 günlük bilet için 10 Euro verdik. En az 20 kez kullanmışızdır. Tuttuğumuz ev şehir merkezine 25 dk yürüme mesafesinde olduğu için daha çok otobüs veya metro tercih ettik. Bu 3 günlük bileti Torino kartla beraber 2-3 Euro indirimli alabiliyormuşuz ama bunu sonra öğrendik. Aklınızda olsun.

Şehir içinde toplu ulaşımla seyahat ve navigasyon için Google Haritalar ve CityMapper gayet iş çıkartıyor.

Otobüs biletini tabaccheria denen büfelerde bulabiliyorsunuz.

Torino Havaalanı Şehir Merkezi Arası Ulaşım

Belediye Otobüsü ile

En ucuz yol GTT’nin otobüsleri ile yolculuk etmek. Şehir merkezinden 11 + SFMA ile bunu yapabilirsiniz. Biz bunu tercih etmedik. 11 numarayı Venaria’dan şehir merkezine gelirken kullandığımız için gördük ki uzun ve rahatsız bir yolculuk oluyor. Bu şekilde size maliyeti 4.70 Euro oluyormuş.

Özel Otobüslerle(Havaş, Havataş gibi)

İkinci seçenek SADEM. Bu firma Havatas gibi ama daha ilkel. Biz SADEM kullandık ve otobüs baya eskiydi. Ücreti 7 Euro. Otobüs içinde temassız kredi kartı ile ödeyebiliyorsunuz. Rezervasyon falan gerekmiyor. Şu siteden güzergahı, saati kontrol edebilirsiniz.

Taksi ile

Diğer bir seçenek ise taksi olabilir. Biz gece vardığımız için otobüsle falan uğraşmayalım dedik ve Airbnb ev sahibimizin teklifi üzerine 25 Euro’ya eve getirme teklifini kabul ettik. Normalde de 30 Euro civarı tutuyormuş.

Torino Gezilecek Yerler

Gelelim Torino’de gezilecek yerler neresi onu anlatmaya. Bu kısımdan sonra Torino Gezi Planları ve Torino Gezi Tavsiyelerimiz kısımlarına göz atmayı unutmayın.

Ayrıca bu yazıda geçen Torino gezi noktalarını ve yeme-içme mekanlarını işaretlediğimiz Google Haritalar listesine buradan erişebilirsiniz.

Torino Kraliyet Sarayı ve Bahçesi (Palazzo Reale di Torino)

Resmi sitesi: https://www.museireali.beniculturali.it/plan-your-visit/

16.yy’da Savoylar için yapılmış olan saray 1942’den beri müze olarak görev görüyor. 1997’den beri de UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor.

Müze, göz alıcı ve şatafatlı şekilde tasarlanmış kraliyet ailesinin bir zamanlar yaşadığı 17.yy’dan kalma onlarca odaya, tavan ve duvar işlemelerine, mobilyalara, tablolara ev sahipliği yapıyor. Kraliyet odaları zenginliğin, sanatın, şatafatın vücut bulmuş bir hali adeta. Müzede gezebileceğiniz çeşitli kısımlar var:

  • Üstte bahsettiğim kraliyet odaları
  • Royal Armory(Kraliyet Silahhanesi): Dünyanın en büyük koleksiyonlarıdan biri olan silah/savaş aletlerinin olduğu salon. Özellike tavan işlemeleri ve ışıkla beraber etkileyici bir görüntüsü var.
  • Sabauda Galerisi ve Arkeolojik Müze: Galeri kısmında yüzlerce tablo yer alıyor. Açıkçası çok anlamadığımız için bizce en sıkıcı kısım buydu. Binanın altında ve bahçesinde ise Roma döneminden kalma tiyatro ve antik kalıntılar görülebiliyor.
  • Kefen Şapeli(The Chapel of Shroud): Savoy ailesi 1453’de Hz.İsa’ya ait olduğunu düşündükleri bir kefen satın alıyorlar. Kefenin üzerinde Hz. İsa’nın bugün resmedilen haline çok benzeyen bir silüet yer alıyor. Bilimsel olarak bu kefenin Ortaçağ’dan kaldığı kanıtlansa da inanan inanıyor işte. Kefen önceleri hemen sarayın arkasında yer alan Torino Katedrali’ndeymiş. Bu şapel yapılınca buraya taşınıyor. Biz kefeni göremedik. Sanırım sadece özel günlerde sergileniyor. Kefen olmasa bile mimari olarak etkileyici olduğunu söyleyebiliriz. Şapelin yapımına 17.yy’da dönemin en iyi Barok mimarlarından Guarino Guarini tarafından başlanıyor(evet tarafından). Yıldızlar, altıgenler, haçlar, zeytin yaprakları vs. hepsi İsa’yı temsilen yerleştirilmiş. Maalesef 1997’de çıkan bir yangında bina büyük hasar alıyor. Ondan sonra büyük çaplı bir restorasyon çalışmasına başlıyor ve şu an gördüğümüz aslında orijinaline sadık kalınmış olsa bile baya ‘yeni’ hali.
  • Kraliyet Kütüphanesi: Kütüphane, Royal Armory’nin alt katında kalsa da girişi sarayın dışında Piazza Castello tarafında kalıyor. Uzunlamasına giden bir yapı. Sadece yarısına kadar ziyarete açık, diğer yarısı çalışmaya gelen insanlar tarafınan kullanılıyor. Binlerce ilginç boyutta ve çeşitte kitapların yanı sıra, tavanda ünlü bilim adamlarının portrelerini görebilirsiniz. Bunun yanı sıra Leonardo Da Vinci’nin self-portresi de burada yer almakta ancak sergilenmiyor.
  • Saray bahçesi: Malum biz Şubat ayında gittiğimiz için çok cazibesi yoktu ama daha iyi bir havada kısa bir turlayıp, nefes almak için güzel olabilir. Bahçeye girmek ücretsiz.

Müzeye tam giriş ücreti 15 Euro iken, Torino kart ile ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Ziyaretinizi en az 2-3 saat olarak planlayabilirsiniz.

Madama Sarayı

Madama Sarayı, Piazza Castello(Castello Meydanı)’nun tam ortasına yerleşmiş eski bir saray, şimdilerde ise bir müze. Binanın bir cephesi, yanında iki kulesi ile Ortaçağ’dan kalma bir kale görüntüsünde iken, Kraliyet Sarayı’nın yakın olan cephesi Barok mimarinin el değmesiyle bir saray havası var. Bina bu havalı süslemelerini ve adını Savoy ailesinden iki kraliçeye borçlu.

Kraliyet müzesi gibi burası da çeşitli kısımlardan oluşuyor ama daha ufak.

  • Zemin katta Roma döneminde birkaç kalıntı ve mozaiği görebiliyorsunuz. Bahçeye çıkış da varmış normalde ama biz gittiğimizde kapalıydı.
  • Giriş katta Ortaçağ döneminden kalma dini odaklı sanat eserleri,
  • Birinci katta, Kraliyet sarayındakine benzer Barok tarzı odalar,
  • Son olarak 2.katta ise İtalya’nın ve dünyanın(Türkiye’den de var) dört bir tarafından getirilmiş el işi cam, seramik, el işi eserleri görebilirsiniz.

Müzeye tam giriş ücreti 10 Euro iken, Torino Kart ile ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Ziyaretinizi 1-2 saat olarak planlayabilirsiniz. Eğer Torino Kart almadıysanız, mutlaka girin diyeceğimiz bir yer değil.

Müzeye girerken çantanız vs varsa mutlaka dolaplara bırakmanız isteniyor. Dolapların depozito ücreti ise 1 Euro. Çıkışta geri alıyorsunuz. Biz de bozuk yoktu, bilet gişesinde bozdular.

Mole Antonelliana ve Sinema Müzesi

Mole, Torino’nun en ikonik binası. Yapımına 1863’te Sinagog olacak diye mimar Alessandro Antonelli tarafından başlanıyor ancak işler istenildiği gibi gitmemiş ve hem tasarım hem maliyet Yahudi topluluğunun düşündüğünden çok farklı olmuş. Öyle olunca Yahudiler projeden çıkmışlar. En son belediye geri kalan işi üstlenmiş ve inşaatı tamamlamış.

turin Fibonacci molle

Mole, ilginç görüntüsünün yanında bugün demir bir iskeleti olmadan tuğla ile yapılmış en yüksek bina ve en uzun müze binası gibi ünvanlara da sahip.

Kubbesinin bir tarafında kırmızı neon ışıklarla Fibonacci sayıları(1 1 2 3 5 8 13 ..) işlenmiş.


Sinema Müzesi

Günümüzde Mole, Museo Nazionale del Cinema(Ulusal Sinema Müzesi)’ya ev sahipliği yapıyor. Bu müzeye girmeden önce acaba hep İtalyan sineması ile ilgili bir müze mi acaba diye düşünmüştük. İzlediğimiz birkaç İtalyan filmi dışında İtalyan sineması hakkında hiçbir fikrimiz yoktu ve ilgimizi de çektiği söylenemezdi. Ancak müze bizi baya baya şaşırttı. Müze gölge oyunlarından başlayıp ışık, ışığın kırılması, optik prensipleri, fotoğraf makinesinin çalışmasından, kameranın çalışma prensiplerine, yüz küsür yıllık sinema ve öncesindeki görsel şovlara kadar birçok esere sahip. Sadece eserler değil interaktif araçlarla da eğlenceli kılmışlar. Bitti mi? Hayır. Sinema dünyasının ünlü filmlerinden sahne dekorasyonları, heykeller, ünlü oyuncuların kullandığı objeler, çekim teknikleri, VR deneyimi, İtalyan sinemasının ünlü isimlerinden oluşan uzun yol… Kısacası burası A’dan-Z’ye bir sinema müzesi. Mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. 1896 yapımı ilk film olarak kabul edilen Arrival of a Train at La Ciotat‘ın gösterimi sonunda ki küçük sürprizi de çok sevdik 🙂

Asansör

Sinema müzesinin yanında aynı zamanda panoramik olarak Torino’ya bakabileceğiniz bir de asansör var. Normalde asansör giriş ücreti 8 Euro. Turist kartı ile 2 Euro indirim oluyor.

Biz asansöre binmedik. Turist kartı alırken görevliye sizce 6 Euro vermeye değer mi diye sormuştum. O da manzara için asansöre binmektense Chiesa di Santa Maria del Monte dei Cappuccini isimli Po nehrinin diğer tarafında bulunan kiliseyi tavsiye etmişti. Hem daha güzel manzara hem de ücretsizdi. Ayrıca Mole’nin kendisini de kadraja ekleme olanağınız var 😉 Bu yazının ana fotoğrafı bu kiliseden çekilmiş.

Torino Mısır Müzesi (Museo Egizio)

Resmi sitesi: https://www.museoegizio.it/en/

Koleksiyon listesi: https://collezioni.museoegizio.it

3300‘ü ziyarete açık 30000‘den fazla eser, 24 insan, 17 hayvan mumyası, 19 metrelik korunan en uzun papirüs, 4 kata yayılmış devasa bir müze. Dünyada Eski Mısır’a ait en fazla eserin yer aldığı müzelerden bir tanesi burası.

1798’de Napolyon’un Mısır’a seferine Savoylar 150 kişilik bir araştırmacı, bilim adamı, arkeolog ordusu yollarlar. Bu sefer sırasında şans eseri Rosetta Stone bulunur ki hiyerogliflerin çözülmesinde çok kritik öneme sahiptir. Sonrasında birçok farklı arkeolog Mısır’da çalışır. Sonucu ise işte bu müzede gördükleriniz. Burayı Avrupa’da Eski Mısır deyince öne çıkan müzelerinden biri yapacak kadar eser ve mumya bulmuşlar ve getirmişler.

Avrupalılar’ın Eski Mısır uygarlığına olan merakı çok eskilere dayansa da 16.yy’da iyice alevleniyor. Torino özelinde ise Savoylar Torino’yu başkent yaptıktan sonra bir Roma eserinin altında Mısır Tanrıçalarından İsis’e yapılan atıflara rastlarlar. Bu da onlara şehrin Eski Mısır uygarlığına dayanan kökleri olabileceği düşüncesini verir.

Bernardino Drovetti’den gelen 5000 eserlik koleksiyon sayesinde müze 1824’te açılır. İlerleyen yıllarda başta arkeolog ve Mısırbilimcisi Schiaparelli olmak üzere başka eserler müzenin koleksiyonuna katılır.

18.yy’da ise özellikle Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Mısır’ın kapılarını Avrupalılar’a açmasıyla birçok insan antik Mısır eserleri için buraya gelir. Avrupa müzelerindeki Eski Mısır’a ait eserlerin toplanması işte böyle başlar.

İnsan ve hayvan mumyaları, yaklaşık 19 metre uzunluğundaki Ölüler Kitabı isimli papirüs, Mensa Isiaca, Krallar salonu, Ellesyia Tapınağı, katman katman tasarlanan tabutlar en dikkat çeken eserler.

Üstteki fotoğraflardan ilkinde mumyanın yüzüne yapılan kaşı gözü herhalde modern zamanlarda birisi yaptı diye düşündük. Bu nasıl vandalizm falan derken meğersek orijinalmiş ve günümüze kadar kullanılan boya kalabilmiş 🙂

İkinci fotoğraftaki mumya 40 yaşlarında bir erkeğe aitmiş. Kraliyet soyundan olmadığı için ne bir tabutun ne de lahitin içindeymiş. Sodyum-oksit bakımından zengin olan kum ile direk temas vücudu kurutmuş ve doğal biçimde bedenin korunmasını sağlamış.

Üçüncü fotoğraftaki tabut, aslında iç içe geçmiş 3 tabutun ortanca üyesi. Eski Mısır’da kralları böyle matruşka misali iç içe geçmiş tabutlara koyarak onların Tanrılara/atalarına daha yakın olmasını sağlarlarmış. Mesela ünlü Mısır Kralı Tutankhamun iç içe konmuş 8 tabutun içinde bulunmuş.

Dünyanın En Uzun Papirüsü: Ölüler Kitabı (Book of the Dead)

Yaklaşık 19 m uzunluğundaki tamamen korunmuş papirüs, sağdan sola doğru, ölüm sonrası hayatta ölen kişinin yolculuğunu, korunmasını ve diriltilmesini amaçlayan bir çeşit ‘kullanma kılavuzu’. 165 bölüm olan papirüsün içinde sihirli formüller, büyüler, ilahiler yer alıyor.