Kimsin sen Olric?

 

Kimim ben Olric?

An itibarıyla 20’li yaşların ilk yarısını çoktan tamamlamış, siber güvenlik sektöründe çalışan bir gezi meraklısıyım. İş amaçlı 2014 Eylül’de çıktığım Lüksemburg yolculuğunda yıllarca hayalini kurduğum gezme hayali gerçekliğe kavuşmuştu. O gün bu gündür her tatilde gerek Türkiye’de gerek yurtdışında geziler yapıyorum. Bir gün çıkacağım dünya turu için maddi, manevi hazırlanmaya çalışıyorum.

Bu blogda yaptığım gezilerde edindiğim bilgi ve tecrübeleri aktarırken bir yandan da yaşanmış güzel anılarımı canlandırmak istiyorum. Çıktığım gezilerde az para çok gezi prensibinde hareket ediyorum. Aklımda kaldığı ve not aldığım kadarıyla yaptığım harcamaları yazılarda görüyor olacaksınız.

Belki gezi tercihlerimle ilgili kısa bir açıklama yapmam gerek. Bir şehri seçerken ve gezerken o şehrin kültürü, tarihi ve doğal güzellikleri ilk önceliğimdir. Sonrasında ise eğlence ve sanat gelir.

Bilinmeyen ve merak duygumu gıdıklayan her şey ilgimi çeker. İşte tam da bu nedenle; hakkında fikir sahibi olup bilgi sahibi olmadığımız Ermenistan, İran, İsrail gibi ülkeler daha cazip geliyor. Paris, Brugge, Prag 30 sene sonra da muhtemelen aynı kalacak iken gelişmekte olan ülkeler hızla değişmeye, yozlaşmaya, kültürlerini kaybetmeye başlıyor. Bu otantik dünyaları kaçırmak istemiyorum. Önyargılarımı yıkmak, bakış açımı genişletmek, anlamak, hissetmek için geziyorum.

Her türlü soru, tavsiye, düzeltme için irtibata geçmekten çekinmeyin efenim.

Ender